14 Kasım 2017 Salı

EVDE KIRMA YEŞİL ZEYTİN YAPIMI



بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Zeytin yeşiliyle, siyahıyla  sofralarımızdan  eksik olmayan  yağıyla yemeklerimize katık olan, Kuran-ı Kerimde altı ayet içinde geçen, Doktor Canan Karatay'ın her türlüsünü, hatta çekirdeğini bile  tüketmemiz gerektiğini söylediği mucizevi bitki...
Bu kadar hayatımızda  olan şifa kaynağı  zeytinin  içine çeşitli  kimyasallar, boyalar  ekleyip zehir haline getiriyorlar. Raf ömrünün uzaması için antibiyotik ekliniyormuş,  normal zeytin dört beş ayda olurken kostik ekleyerek  yirmi dört  saatte yenecek kıvama getiriyorlarmış , albenisi olsun diye siyah tekstil boyası bile ekleyenler varmış bu boya çekirdeğine kadar işliyor zararını siz düşünün .

Bunları duyunca insanın zeytin yiyesi gelmiyor  demi,  pazarlarda da kasa kasa zeytinleri görünce neden kendim yapmıyorum  diye düşündüm ve denemek için ilk posta zeytinimi aldım. Zeytini alırken  diğer alıcı kadınlardan kısa bir tarif,  birazda internetten araştırınca ilk olarak kırma yeşil zeytin yapmak için kolları sıvadım.



Aldığım yeşil zeytin 1,5 kilo kadardı bu zeyini üç kiloluk şişe de yaptım.



Zeytinleri bir tahtanın üzerinde küçük bir taşla kırdım.






Zeytinler kararmasın diye şişenin içine bir miktar su koyup öyle attım suyunuz yeterli gelmezse kırdıkça ekleyebilirsiniz.










Zeytinlerim bitene kadar kırdım eksik kalan yeri suyla doldurdum. 

Ben tüm zeytinleri kırana kadar zeytin yeşil rengini suya verdi ben bu ilk suyu hemen döktüm ve tekrar içine su doldurdum. 

Bu şekilde her gün şişenin içindeki acı suyu boşaltıp yerine yeni su dolduruyoruz, ortalama on gün de tatlanması gerekiyormuş . On gün sonun da zeytinin tadına bakıp eğer acısı gittiyse salamura suyu hazırlayıp bu şekilde bir hafta daha bekleyip iyice tatlanmasını ve lezzetlenip yemeğe hazır hale gelmesini bekliyoruz. Salamura ve tatlanmasını ilerleyen günlerde paylaşacağım sizlerle...



Sizde en yakın zamanda deneyin kendi elinizin lezzetine ve sağlıklı zeytinin tadına varın derim.. Afiyetle şifayla. 



10 Kasım 2017 Cuma

BALIKESİR'İN MEŞHUR HÖŞMERİM TATLISI (ORJİNAL TARİF)

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 



Höşmerim Balıkesir yöresine ait bir tatlı önceleri sadece Balıkesir de bulunan bu tatlı şimdi tüm marketlerde bulunur oldu. Bizim Şevval'de bayılır bu tatlıya sık sık alır, evde hazır peynir mayası varken Şevval'e bu tatlıdan yapayım dedim internette çok araştırdım orjinalini yapayım diye çoğu tarif muhallebi gibi yapılmış izlediğim bir video da yıllardır höşmerim yapan bu işin ustasından izledim ve yaptım gerçi o kazanla yapıyordu ama ben miktarları azaltıp uyguladım gerçekten çok leziz bir tatlı oldu.... Sizde bu tatlıyı seviyorsanız ee bir de orjinal tarifi bulmuşken en yakın zamanda deneyin derim. 

MALZEMELER 
  • 1 kilo çiğ süt 
  • 1 çay kaşığı peynir mayası 
  • 1,5 bardak irmik 
  • 1 bardak şeker 
  • 1 yumurta sarısı 
  • Çay kaşığının ucuyla sarı gıda boyası(isteğe bağlı)
 YAPILIŞI


Bir kilo çiğ sütü yoğurt mayalamaya sıcakığına getirip yani ılıtıp ocaktan alıyoruz içine bir çay kaşığı peynir mayası ekleyip karıştırıp mayalanması için kapağını kapatıp sarıyoruz.Bir saat kadar bu şekilde bekliyor peynir mayalanıyor ve sarı suyu üstüne çıkıyor.






Bu peyniri çırpıcıyla karıştırıp, hafif suyunu süzüp tencereye alıyoruz.









İçinde çok az suyu kalan peyniri ocağın üzerine alıp yumurta sarısını ekliyoruz.Bu aşamada isterseniz çay kaşığının ucuyla gıda boyası ekleyebilirsiniz.




























Isınan peynire yavaş yavaş irmiği ekliyoruz adeta helva gibi irmik toplanıyor bir, iki bu şekilde çeviriyoruz.



 Toplanan  irmiğe şekeri eklediğimizde sulanıyor içinde şekeri eriyene kadar karıştırıp höşmerimin altını kapatıyoruz. İlk sıcağı geçince sevis yapacağımız kaba alabilirsiniz ister sıcak ister soğuk olarak tüketebilirsiniz. Yazın yanında dondurmayla kışında kaymakla isterseniz sade bir şekilde servis yapa bilirsiniz. Afiyet şifa olsun ...





Elifin notu : Peynir mayası olarak daha önce aldığım bir kere de peynir yaptığım şirden mayadan kullandım siz isterseniz aktarlarda ve baharatcılarda bulabileceğiniz normal mayada kullanabilirsiniz.

8 Kasım 2017 Çarşamba

ÇOK KOLAY... RULO MANTI


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

Sizlerle bugün çok kolay bir mantı paylaşacağım bir seferde kapatıp kesip hop tencereye, farklı pişirmek isterseniz fırına yada daha sonra yemek için derin dondurucuya koyabileceğiniz çok altarnetifi olan bir mantı .. :)

HAMUR MALZEMELERİ
  • 4 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • Bir tutam tuz
  • Aldığı kadar su
İÇ MALZEMELERİ 
  • 250 gr kıyma
  • 1adet soğan
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kırmızı tozbibeR
PİŞİRMEK İÇİN

  • 1yemek kaşığı domates salçası
  • 1yemek kaşığı biber salçası
  • iki yemek kaşığı tereyağ, 
  • Karabiber
  • Tuz
  • kırmızı biber,
  • su,
SOS MALZEMESİ
  • Sarımsak
  • yoğur 
YAPILIŞI









Una, tuz ve yumurta ilave edilip, azar azar su ilavesiyle sert bir hamur yoğurulur.Hamurun üzeri kapatılıp dinlenmeye bırakılır.










Kıyma ince doğranmış soğan ve baharatlar karıştırılıp bir kenara alınır. 



Yufkayı açıp resimde göründüğü gibi kesiyoruz ben kolaylık olsun diye mantı aparatıyla kestim siz bıçakla da kesebilirsiniz.

Kestiğimiz şeritlerin ortasına yaptığınız harca koyup rulo yapıyoruz..

Hafif unlu zeninde rulo yaptığımız hamurları  kesiyoruz.  Mantılarımız hazır bu aşamada tencerede suyu kaynatıp tuzunu ekleyip mantılarımızı haşlayıp yoğurtla ve sosuyla servis yapabilirsiniz yada benim yaptığım gibi fırında yapabilirsiniz. 
Fırında yapmak için kestiğimiz mantıları yağlanmış tepsiye dizip bir on dakika fırınlıyoruz. 
Fırınlanan mantıların üzeri için tavada  tereyağı eritip biberi ve salçaları şöyle bir çevirip içine baharatlar ve su eklenip salçalı sos yapıp mantıların üzerine aşana kadar bu sosu döküp tekrar fırınlayın yumuşayıncaya kadar pişirin. 


Tabaklara bölüştürdüğümüz  mantıları sarımsaklı yoğurt ve istediğiniz baharatla servis yapabiliyorsunuz. 







Daha sonra mantıları pişirmek isterseniz unlu bir tepside mantıları dondurup buzdolabı poşetine koyup  muhafaza edebilirsiniz. 
Afiyet şifa olsun....

6 Kasım 2017 Pazartesi

DERİN DONDURUCUDA KIYMA SAKLAMA YÖNTEMİ ......

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Ev hanımları için sorun teşkil eder et muhafazası, et ürünlerini birden fazla buzunu çözdürüp tekrar dondurmak bakteri üreterek ciddi zehirlenmelere bile yol açabilir. Bir de çözdürmek için beklemek özellikle biz çalışanlar hanımların akşam eve gidince buzluktan et çıkarıp çözdürmesi uzun zamanını alır. Şimdi size benim buzlukta kıyma sakla yöntemimi paylaşacağım. Bu yöntemle kıymayı buzlukta ihtiyaç duyacağınız kadar parçalar halinde saklıyoruz istediğiniz zaman kıymayı kolayca ayırıp ince olduğu içinde hızlı bir sürede çözdüre biliyorsunuz ayrıca bir poşette dört parça et muhafaza ettiğinizden poşet israfı da olmuyor.



Kasaptan bir kilo kıyma aldık bu kıymayı ilk önce yarımşar kilo olarak iki buzluk poşetine koyuyoruz. 







Kıymayı orta boy buzluk poşetine koyup düz bir tabaka olacak şekilde elimizle bastırıyoruz.











İster merdane isterseniz oklava yardımıyla inceltiyoruz.

                                                         

Uzun saplı bir kaşık yada benim yaptığım gibi spatula yardımıyla önce iki parçaya daha sonra dört parçaya bölüp dondurucuya kaldırıyoruz. 

Bu şekilde donunca hem de buzluğunuz da yerde kaplamıyor. Elinizle , bıçakla yada mutfak makasıyla kolaylıkla parçalara ayırabilirsiniz. Yemeğe koymak için bir parçasını ayırıp diğerlerini çözülmeden dolaba koyabilirsiniz böylece diğer parçaları çözdürmeden ihtiyacınız kadar kıymayı kullanıyoruz. 

İSTİRİDYE BAKLAVA YAPIMI

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......

Önceden yaptığım paylaşamadığım bir tatlı artık Yusuf Paşa yüzünden sık sık baklava yapar oldum. Millet annesinden kek, börek ister bizimkisi durmadan baklava istiyor benden fırsat buldukça kırmamaya çalışıp baklava yapıyorum hatta şu yazıları yazarken bile evde baklava ve şerbeti mevcut. Bende her yapışımda değişik baklava hamurları ve şekilleri deniyorum. İstiridye baklava kolay ve gerçekten göründüğü gibi çıtır çıtır ve lezzetli sizde en yakın zamanda deneyin derim ...


Hamur malzemesi 
  • 2 yemek kaşığı yoğurt 
  • 1 çay bardağı su
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 50 gr tereyağ
  • 1 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı sirke(üzüm veya elma )
  • 1 fiske tuz
  • Aldığı kadar un (ortalama 4-5 bardak arası )
ŞERBET MALZEMELERİ

  • 4 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su 
  • limon suyu,
İÇİ VE ÜZERİ İÇİN MALZEME

  • Kırılmış ceviz
  • nişasta,un karışıımı 
  • 5-6 yemek kaşığı  sade yağ  + sıvıyağ
YAPILIŞI



Öncelikle tüm hamur malzemelerini yoğurup kulak memesinden biraz daha yumuşak bir hamur hazırlıyoruz. 





Üzerini nemli bir bezle yada streç flimle kapatıp buzdolabında bir gece beklettim. Bekleyen hamur güzel açılıyor bu arada yoğurma işlemini de çok iyi yapmanız lazım. 





Hamurları bezelere ayırıyoruz.
Ben nişastayla unu karıştırıp öyle açıyorum, hatta mısır nişastası, buğday nişastası ve unu karıştırıyorum. Bezeleri pasta tabağı büyüklüğünde nişastayla açıyoruz. Aralarına da bol nişasta koyuyoruz . 
















Açtığımız ve üst üste koyduğumuz  11 tane hamuru merdane veya oklavayla açabildiğimiz kadar açıyoruz.





Açıp büyüttüğümüz bezeleri sıkıca rulo yapın.







Ruloyu birer parmak eninde dilimlere kesin.

Dilimleri merdaneyle açıyoruz. Dikkatli açıp dağıtmamalı aynı zamanda  kalın olmamalı.


















Ortasına ceviz parçaları koyup hafif bastırarak  kapatın.






Tatlımızın yağını dökmek için  tereyağnı, sıvı yağı  eritip üzerine çıkan köpükleri alacağız çünkü baklavaya dökünce üzerinde siyahlıklar olmasın diye yağı çok güzel kızdırdıktan sonra tatlımızın  üzerine  döküyoruz  ben her tatlıya bir kaşık kadar döküyorum dikkat etmemiz gereken tatlının her tarafının tamamen yağlanması, yağın çok olması korkutmasın gözünüzü emin olun pişerken hepsini çekecek  ve çıtır çıtır olacak tatlılarınız. Yağını da döktüğümüze göre  170 derece fırında ağır ağır pişiriyoruz.

Şerbeti ister benim verdiğim ölçülerde isterseniz sizin arzu ettiğiniz ölçüde kaynatabilirsiniz. Baklava dan ayrı olarak  hem tatlımız hemde şerbetimiz soğuk olacak . Eğer hemen ikram etmeyecekseniz benim yaptığım gibi  ikramdan beş dakika önce şerbetlerseniz hem yeni yapmış gibi çıtır çıtır oluyor hemde içine fazla şerbet çekmediği için yiyenlerin içini baymıyor. 


Afiyet şifa olsun...