10 Ekim 2017 Salı

İKİNCİ DENEMEM ÇAM KOZALAĞI REÇELİ YAPILIŞI .... MUCİZEVİ İKSİR ....ŞİFA DEPOSU... ( ÇAM PEKMEZİ, ÇAM BALI)

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......


Bir ay önce Şifa kaynağı  olan kozalak reçelini ilk yaptığım da hem çok az miktar da oldu hem de eşe dosta verdiğimden kalmadı ikinci tertip reçel yapmak için kozalakları  topladım ve tekrar yapmak için kolları sıvadım. İlk yaptığım  reçel de insanların  dönüşleri çok olumlu oldu merak ettiler sorular sordular  bende elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım tabi. İnstagramda bir arkadaşım da kozalak reçeli yapmak istediğini ve benim yazım dan çok faydalandığını söylemişti ikinci reçel yapışımda da onun yaptığı reçeli sormak istedim o da reçeli yaptığını söyledi hatta yaptığı resimleri bile attı  bana , sadece 6 büyük kozalaktan yapmıştı reçelleri ama benimkinin iki katı reçel elde etmişti , nasıl yaptığını sorduğumda resimlerini kozalakların  kaynatma aşamasında bir kere değil beklete beklete üç kere kaynattıp böylece kozalakların özünün daha iyi suya geçmesini sağladığını söyledi. Bende İkinci yapışımda öyle yapmaya karar verdim ve yapılışını sizlerle paylaşmak istedim. 

KOZALAK REÇELİNİN YAPIMI ve 
MALZEMELER

  • 33 adet yeşil kozalak
  • 2 tatlı kaşığı limon tuzu( 1 adet limon suyu )
  • 10 lt su
  • 25 bardak şeker




YAPILIŞI









Kozalakları güzel bir  şekilde  ilk önce soğuk suyla daha sonra kaynar suyla yıkıyorsunuz.













Yıkadığınız kozalakları tencerenize alıyorsunuz.(Sıcak suyla yıkanan kozalaklar reçineleri sayesinde yapış yapış oldu bir maşa yardımıyla tencereye alabilirsiniz.)

10 lt kadar suya kozalakları ekleyip kaynattım altını kapatıp bir gece beklettim sabah tekrar kaynattım ve altını kapattım akşam tekrar kaynattım böylece kozalakların özü daha iyi bir şekilde suya geçti. 





Bu suyu süzüp bardakla ölçerek tencereye aktardım 35 bardak su oldu bu 25 bardak ta şeker ekledim ve  uzun uzun kaynadı kaynama sonuncu  yarısı gitti suyun ve koyulaştı.



Kıvam alan reçelin içine iki tatlı kaşığı limon tuzu ekleyerek bir on dakika daha kaynattım.(Bu aşamada limon tuzu yerine limon suyu da ekleyebilirsiniz ama reçelde kristalleşme yaptığı için limon tuzunu tavsiye etmiyorum..)


İlk yaptığım reçelden daha az kozalak kullanmama rağmen iki katı reçel elde ettim. 










Henüz reçel sıcakken  reçelimizi kavonozlara  koyup sıkıca kapatıp ters çevirip soğumasını bekliyoruz bu şekilde sıcağıyla kapanıp ters çevrilen şişeler vakumlanıyor. 







Afiyet şifa olsun....

6 Ekim 2017 Cuma

GEZMELER GEZMELER ..EMİNÖNÜN'DE ÇİĞ KÖFTECİ ALİ USTA....


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

Bismillahirrahmanirrahim......


Yıllar önce belki 17-18 sene oluyor deli dana hastalığından dolayı etli çiğ köfteleri yememeye başladığımızda 
güvenilir bir köfteci aradım Ahretliğim Ayşe sayesinde tanıdım Ali Ustayı nerdeyse Eminönü'ne her gittiğimizde uğrar olduk tabi bizim sayemizde de eş, dost ahbap ta öğrendi Ali ustayı.




İlk gittiğim günü hatırlıyorum çok garibime gitmişti, tüm müşterileri sıraya dizilmiş , sıra metrelerce sıranın sonuna ilişiyoruz Ali Usta elinde marul ve çiğ köfteyle sıranın başından sonuna kadar birer parça köfte ikram ediyor birer parça diyorum ama tadımlık değil doyumluk parçalar almayana azar kıyamet tam bir showmen edasıyla Nusret'te kimmiş siz Ali Ustaya gidin de görün şovu, tadım aşaması bitince ellerinize birer naylon torba verip açtırıp bekletir sizi derken açık torbalara önce limonlar atılır daha sonra marullar bir basketçi edasıyla, torbalara aman yere filan düşürmeyin mazallah kıyamet koparır Ali Usta, arkasından nefis çiğ köfteler giriyor torbamıza orayı  hemen boşaltın çünkü, sıradaki insanları bekletmek istemez usta. 

Tabi benim ilk gördüğümde garibime gitmişti ama bizim Yusuf'la bebekliğinden beri gittiğimiz için hiç yadırgamıyor Ali Ustanın yaptıklarını hatta sıraya girdiğimiz de tadımlık çiğ köftelenin yanında bazende bakmışsınız ayranda ikram etmiş Yusuf'a eli çok boldur Ali Ustanın. 


Şimdiler de sürekli satış yaptığı yer yıkılacağı için bir sokak üste taşınmış ben de son gittiğimiz de fotoğraflarını çektim ve sizler le Eminönü'nüne gideceğiniz de uğrayabileceğiniz bu yeri paylaşmak istedim. 

Çiğ köfteci Ali Usta değişik bir şahıs bir bakmışsınız sinirleniyor bir bakmışsınız sakin sakin dururken bağırmaya başlamış, Anlatmakla olmaz yaşamanız gerekir en kısa zamanda gidin ve bu şovun bir parçası olun derim.  Şimdiden afiyet olsun.. 







5 Ekim 2017 Perşembe

KARPUZ KABUĞU REÇELİ YAPIMI...


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......


Karpuzların tezgahlardan kalktığı şu günlerde benim oğluşumun canı karpuz istedi alayım almasına da bu mevsimde aldığımız karpuzdan pek hayır gelmez ama bir kaç gün üst üste isteyince almaya karar verdim. Yaz boyu karpuz aldığımız manava gidip bir karpuz seçtirdim adam cağızda abla en iyisi bu diye büyük bir karpuz verdi bana, eve geldiğimde hemen kestim karpuz gayet güzel çıktı afiyetle yedik kabuklarını da ne zamandır yapmayı düşündüğüm reçel yapmaya karar verdim .


MALZEMELER
  • 500 gr. karpuz kabuğu,(temizlenmiş kesilmiş hali)
  • 5 su bardağı toz şeker,
  • 5 su bardağı su,
  • 30 gr. karbonat,
  • 2 adet karanfil,
  • 1 adet limonun kabuğunun rendesi,
  • Yarım limonun suyu 
  • 4 parça limon tuzu.
  • Bir tutam Medine gülü (renk vermesi için)

YAPILIŞI 





Karpuz kabuğunu soyup istediğimiz şekilde kesiyoruz. 


















Ben karpuz kabuklarını Tupperware kesiciyle doğradım. 

Karbonatı suyla eritiyoruz, karpuz parçalarının üzerini kapatana kadar karbonatlı suya bastırıp buzdolabında en az beş altı saat mümkünse bir gece bu şekilde bekletiyoruz. (Kireç kaymağı vazifesini karbonat yapıyor.)


Birkaç kere bol suyla yıkayıp karbonatlı sudan arındırıyoruz. 

Karpuz kabuklarını bir tencereye alıp üzerine su ekleyip ocağa alıyoruz kaynadıktan sonra iki dakika bekleyip ocaktan alıp süzüyoruz. 



Diğer taraftan şeker, su, karanfil, limon rendesi, bir tutam medine gülünü birlikte kaynatıyoruz. Şerbeti süzüp bu şerbetin içine haşladığımız karbuz kabuklarını ekleyip kabuklar şeffaflaşana kadar kaynatıyoruz. 


Sıcak sıcak kavonozlara koyup ağzını kapatıp muhafaza ediyoruz. 






















Afiyet olsun...

3 Ekim 2017 Salı

ÜÇ BOYUTLU CİVCİV LİF YAPTIM....


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......





Lif örmeye devam bu lifi de oğlum arkadaşlarına hediye etmek için yaptırdı ne şirin değil mi insanın yaptıkça yapası geliyor bunları. 


Şablon olarak bunu kullandım .

Çevrenizde yeni doğmuş bebekler varsa onlara da yapabilirsiniz tam onlara göre fazla büyük olmuyor. 



HELLO KİTTY ÜÇ BOYUTLU LİF YAPTIM...


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......

El işi yapmayı çok seviyorum, arada da  beni  yormayan kolay ve yapımı çok zevkli  olan üç boyutlu lifler yapıyorum. Bu üç boyutlu lifi de Hello kitty hayranı Ayşe naza yaptım. Biraz büyük oldu ama inşallah  beğenir.








İlk önce internetten hello kitty için şablon baktım bulamayınca excelde kendim çizdim.





Ayak kısmından siyah renkle başlayarak şablona bakarak örüyoruz.

























2 Ekim 2017 Pazartesi

AY BAKLAVASI YAPIMI,


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......




Genelde  bayramlarda   yaptığım  baklavayı  oğlumun  ısrarlarıyla  yine yaptım. Bu sefer yaptığım tatlıda  tereyağ yerine urfadan gelen sade yağ kullandım tereyağını kızdırırken üzerinde baklavanın görüntüsünü bozan parçacıklar olmadı hemde çok lezzetli oldu . Ünlü baklava ustalarının ve markalarının neden sade yağ kullandığını anlamış oldum .
Hamur malzemesi 
  • 2 yemek kaşığı yoğurt 
  • 1 çay bardağı su
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 50 gr tereyağ
  • 1 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı sirke(üzüm veya elma )
  • 1 fiske tuz
  • Aldığı kadar un (ortalama 4-5 bardak arası )
ŞERBET MALZEMELERİ

  • 4 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su 
  • limon suyu,
İÇİ VE ÜZERİ İÇİN MALZEME
  • Kırılmış ceviz
  • nişasta,un karışıımı 
  • 5-6 yemek kaşığı  sade yağ  + sıvıyağ

YAPILIŞI


Öncelikle tüm hamur malzemelerini yoğurup kulak memesinden biraz daha yumuşak bir hamur hazırlıyoruz. 










Üzerini nemli bir bezle yada streç flimle kapatıp buzdolabında bir gece beklettim. Bekleyen hamur güzel açılıyor bu arada yoğurma işlemini de çok iyi yapmanız lazım. 












Hamurları bezelere ayırıyoruz. 

Ben nişastayla unu karıştırıp öyle açıyorum, hatta mısır nişastası, buğday nişastası ve unu karıştırıyorum. Bezeleri pasta tabağı büyüklüğünde nişastayla açıyoruz. Aralarına da bol nişasta koyuyoruz . 


Açtığımız ve üst üste koyduğumuz 7 tane hamuru merdane veya oklavayla açabildiğimiz kadar açıyoruz.










Açtığımız  hamurun üzerine cevizleri serpiyoruz  ve ortadan ikiye bölüyoruz .






 Açtığımız ve ceviz serptiğimiz  yufkayı oklavaya sarıyoruz.












Sardığımız yufkayı bir çay bardağı yardımıyla kesip  tepsimize sıralıyoruz. 









Sıra geldi tatlımızın yağını dökmeye  sadeyağ ve  sıvı yağ  eritip  tatlımızın  üzerine  döküyoruz  ben her tatlıya bir kaşık kadar döküyorum dikkat etmemiz gereken tatlının her tarafının tamamen yağlanması, yağın çok olması korkutmasın gözünüzü emin olun pişerken hepsini çekecek  ve çıtır çıtır olacak tatlılarınız. Yağını da döktüğümüze göre  170 derece fırında ağır ağır pişiriyoruz.
Şerbeti ister benim verdiğim ölçülerde isterseniz sizin arzu ettiğiniz ölçüde kaynatabilirsiniz. Baklava dan ayrı olarak  hem tatlımız hemde şerbetimiz soğuk olacak . Eğer hemen ikram etmeyecekseniz benim yaptığım gibi  ikramdan beş dakika önce şerbetlerseniz hem yeni yapmış gibi çıtır çıtır oluyor hemde içine fazla şerbet çekmediği için yiyenlerin içini baymıyor. 

Afiyet olsun...

28 Eylül 2017 Perşembe

MANTARLI BÖREK.......



بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......
Benim gözde tariflerimden birini daha paylaşmak istiyorum .... Helva ve baklavanın ardından üçüncü sırada yerini alabilir bu tarif .... Neden bu zamana kadar paylaşmadım bende bilmiyorum gözden kaçtı herhalde hatta blokta yazdıklarımı taradım yazmış olmam lazım bu tarifi diye ama yok yazmamışım . Çok sevilen ve sorulan bir tarif, mantarlı böreği yiyen birisi böreğin içinde mantar olduğunu öğrendiğinde o kadar şaşırmıştı ben onun mantar olduğunu anlamadım patlıcan sanıp yedim demişti. Damak zevki tabi herkesin farklı ama en azından mantar ve patlıcandan hoşlanıyorsanız bu tarifi yapın derim. Bizim kızlar da çok sever bu böreği hatta biraz ara versem bayadır yapmadın diye isterler. Kolay bir börek sizde en yakın zamanda deneyin derim . Afiyet olsun....

MALZEMELER


  • 5 Adet yufka 
  • 500 gr. mantar 
  • Yağ,tuz baharat 
  • Peynir (istediğiniz peynir) 
  • Bir kaşık salça 
  • Bir adet Soğan 
  • Biber (istediğiniz biber çeşidi)
  • Bir su bardağı süt 
  • 3 yumurta 
  • Yağ 
ÜZERİ İÇİN 
  • Soda 
  • susam ,çörek otu 

YAPILIŞI
Mantarlı iç harcı yaparak başlıyoruz Soğanı yağda bir süre kavuruyoruz içine biberleri ekleyip onlada çevirip içine salçayı ekliyoruz temizleyip istediğimiz gibi doğradığımız mantarları da ekleyip mantarlar suyunu salıp çekene kadar kavuruyoruz.Tuzunu baharatını ekleyip son olarak evde ne peynir varsa ocaktan alırken ekleyip karıştırıyoruz.


İç harcımız hazır ben genelde tepsiye döşeme yapıyorum ama isterseniz sarma börek gül böreği gibi de yapabilirsiniz. Böreğin iç harcına yumurta, süt, yağ karışımını yufkaların arasına sürüp tam orta kısmını mantarlı harcı koyup yufkalar bitince böreği kesip üzerine kalan harcı ve bir şişe soda döküp pişiriyoruz.Pişirmeden birkaç saat önce bu şekilde üzerine streç filmle kapatarak buzdolabında bekletebilirisiniz daha güzel olur.  Dilimleyip servis yapabilisiniz...
Afiyet olsun...