Bumerang - Yazarkafe
YAŞAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAŞAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2018 Salı

EVLİLİĞE İLK ADIM.... SÖZ KESTİK.......

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......  

Ailemizin ilk torunu ilk göz ağrımızın Emre'mizin mürvetini görmek nasip oldu  . Hepimizde bir sevinç bir telaş  mutluluktan ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız, kızımızı da çok sevdik tabi . İsteme söz hazırlıkları bir heyecan şimdi eskiler gibi çiçeğini çikolatanı alıp gitmiyorsun damadın kahve içtiği  tepsiden, makasın yüzüklerin konacağı tepsi, pasta hatta pastanın kesileceği masaya kadar belli bir konsept oluyor. 


Derya'da   tahta ve  deniz kabuğu temalı  hazırlık yapmış bizde gümüş tepsiler yerine bu konsepte uygun  çikolata tepsisi ve çiçek yapmaya karar verdik.  


İlk olarak şu anda moda olan Derya'nın konseptine de uygun kütük tepsi almaya karar verdik ama biraz özel kılalım üzerine söz tarihi ve güzel bir not yazdırmak istedik şark handa tepsiyi beğendik ve yazdırmak üzere gönderdik ama ne yazık ki tepsimiz malüm kütük olduğu için çatlamış, nazar deyip bir tane daha beğenip tekrar yazdırmaya yolladık. Çok güzel bir tepsi oldu bir züccaciyeye gidip alamayacağımız bize özel bir tepsi.


                                      




Üzerine çikolata koyacağımız için tüm tepsinin kenarını keten kordonla çevirip altına keten kumaşla kapladık


İçine altın rengi çikolata doldurup delikli tül, keten kordon ve deniz kabuğuyla süsledik .

















Çikolatamız hazırdı çiçek içinde önceden hazırlık yaptık keten kumaş ve birkaç keten materyal alıp çiçekcimize götürüp güllerimizi özenle yaptırdık.




O gün geldi çattı bir heyecan bir telaş gittik, sağ olsunlar çok güzel karşılandık Derya'cık masayı çok güzel hazırlamış kahveler içildi tabi damadın ki ayrı tepside özel geldi ama içine baharat çeşitleri atmaya kıyamamış kızımız yani gönül ferahlıhıyla içti kahvesini damadımız . Kahve içme isteme faslı bitince ayrı bir tepsi içinde yüzükler ve makas geldi tabi makas kesmedi kesti derken sözlerini verdi bizim çocuklar.


Masamız önceden hazırlanmış arkasında keten fonların arasında ışıklar yanıp sönüyordu tahtadan isimlerinin baş harflerini yerleştirmişler minik kütüklerden mumluklar , kozalaklar ve deniz kabuklarıyla süslenmişti.










Sağ olsun kızımız her şeyi düşünmüş pastamız da hepsi gibi özeldi isimleri ve tarih yazan tahta levhalar yerleştirilmişti üzerine.











Kızımız ve ailesi hazırladıkları o lezizi ikramlıkları ve o güler yüzleriyle bizi çok güzel ağırladılar. Evliliğe adım attıkları bu günde ailecek bir arada çok mutlu olduk Emre'mize hayırlı olsun diyoruz mevlam ikinizinde yüzünü hep güldürsün, Derya'cık sende ailemize hoş geldin .....






14 Eylül 2017 Perşembe

eliflivakitler

    BLOG AÇMA MACERAM.....


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......

Her şey kabaran banyo kapısını boyamak istememle başladı. Bilgisayarda bu konu hakkında gezinirken bir blogerrin boyama ve mobilya yenileme ile ilgili yazıları dikkatimi çekti derken bloğunu nasıl kurduğu ile ilgi yazıyı okudum o güne kadar ne blog nede bloggerlık hakkında bilgim vardı ertesi gün bir bakmışım bloğum olmuş... Tabi bilmiyorum neyin nesi tekrar blog aç deseler açamam.

İsim koyma aşamasında değişik isimler düşündük blogum için bu blogun ismi beni yansıtmalıydı ve eliflivakitler olmasına karar verdik ve başladım her şeyle ilgili yazmaya birde yazıların altında paylaşın ibaresi var yazdıklarımı da rastgele facebookta paylaşıyorum.... İlerleyen günlerde tebrik telefonları kutlamalar ben daha ne yaptığımın farkında bile değilim. Bloğun hayırlı olsunlar, nereden aklına geldi bu diyenler velhasıl baya motive oldum o hızla kurduğum ilk ay 22 paylaşımda bulunmuşum ne aklıma gelirse yazıyorum yada arkadaşlar eş dost öneriyor Elif baklavada paylaş, senin helvanda güzel olur onu da paylaş, annem dolma saralım kızım onu da yaz derken bloggerlıkta dördüncü senemizi doldurduk...
İyi de oldu benim için, içimdeki yazma cevherini çıkardı yaptığım bir yemeği paylaştım, tatilde yaşadıklarımı, sık sık yemek yediğimiz yeri yada gittiğim bir müzeyi paylaştım sizlerlerle bir nevi günlük oldu nede olsa benim yaşanmışlıklarımdı...




Bu blog çok renkli olan kişiliğimin sevdiğim bütün renkleri üzerinde barındıran bir palet oldu benim için paylaştığım yazılarımda resimlerim ...




Bence İnsanların bir uğraşları olmalı bir hobileri olmalı yaparken sevecekleri ve zihinlerini meşgul edecek bir sey gerçi benim birden çok ama kişilikle alakalı benim gibi çok yönlü bir kişilikseniz birden çok ilgi alanınız oluyor. 
















Bu büyük şehir hayatının sıkıntı ve sitresine kendimce böyle cephe aldım herhalde çevremdeki çoğu insan gibi depresyon illeti altında ezilip kalırdım yoksa ben yorgunlukta olsa birşeyle uğraşmayı tecih ettim ve nacizane bildiğim şeyleri birileriyle paylaşmak yada onlarla yazarak hasbihal etmek çok mutlu etti beni çevremdeki bazı insanların ne uğraşıyorsun, bu kadar işin arasında yoruluyorsun söylemleri arasında bu uğraş beni yormadı yazmak yaşam arasında adeta bir mola oldu benim için .


Bundan sonra Allah izin verdikçe yazmaya ve sizlerle paylaşımlar da bulunmaya devam edeceğim her zaman beni destekleyen ve arkamda olan aileme ve özellikle anneme teşekkürlerimi sunuyorum..
Beni her zaman ''Sen yaparsın anne.'' diye destekleyen, pıtırcığım küçük oğlağım Yusuf'umu da unutmadım tabi, sizleri çok seviyorum.

28 Kasım 2016 Pazartesi

İLK OKULDA 1. SINIF VE ZORLUKLARI.... EL YAZISI


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......
Yusuf'um birinci sınıfa başladı ve bu zamana kadar kreş ve  ana okuluna giderken yaşamadığımız zor bir süreç başlamış oldu. Oysa okulun ilk gittiğinde ne de hevesliydi öğretmenini çok sevdiğini hatta ''aynı senin gibi öğretmenin anne gibi çok sevdim '' demişti. Gerçekten de öyleydi bu zamana kadar kreşte ve ana okullarındaki öğretmen şansı ilk okulda da tutmuş  çok mükemmel bir öğretmenle karşılaşmıştık  Öğretmenimiz çok iyiydi ama şu el yazısı illeti yok mu bizi mahvetti çocuk öğrenemiyordu anlamıyordu  işin açıkcası ben bile yazamıyordum bu yazıyı çocuklar nasıl yazsın kampanyalar, şikayetler hatta uzmanların önerileri bile fayda vermemiş bu yazı bir türlü düzelmemişti herhalde Yusuf ilkokuldan mezun olana kadarda düzelmeyecek. Biz de sabah demedik akşam demedik  teyzesinin de  büyük çabalarıyla bir taraftan teyzesi bir taraftan  ben sağ olsun öğretmenimizin de yönlendirmeleriyle Yusuf'a okuma yazmayı çözdürdük ve ilk yıldızını aldı yıldız alınca  çocuğun kendine güveni geldi bir şeyleri yapabileceği başarabileceği anladı ve birden okumaya başladı her şeyi okuyordu artık , okudukça o kadar mutlu oluyordu ki  yeni harfler ve heceler öğrenmek istiyordu çok zor bir süreçti , Yusuf ve bizim için evelallah bunun da üstesinden geldik ve başardık . Bu süreçte yanımızda olan herkese ve  güler yüzüyle hiç bıkıp  usanmadan başarana kadar bize ve Yusuf'a destek olan öğretmenimize teşekkür ederiz.