ORGANİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ORGANİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2017 Salı

BAHÇEMİZDEKİ ELMALARDAN ORGANİK ELMA REÇELİ YAPTIK...

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim....
Bahçemizde kendiliğinden muhtemelen oraya düşen bir çekirdekten olan elma ağacımız bu sene çok büyüdü meyveleri oldukça küçük ve ilaçsız olduğu için kurtlu önce sirke yapmayı düşündüm ama sonra çok lezzetli olduğundan iç kısmından reçel , soyduğum kabuklardan da sirke yapmaya karar verdim.

Topladığım elmalardan reçel ve sirkeyi yaptım Ağustos ayında yaptığım için elma sirkem de oldu ilerleyen günler onu da paylaşacağım.

MALZEMELER
  • 1 kg elma (Soyulmuşu bir kilo) 
  • 4 su bardağı şeker 
  • 5 su bardağı su 
  • yarım çay kaşığı limon tuzu,, 
  • bir tutam hibiskus, 
  • 1 çay kaşığı tereyağ,



YAPILIŞI


Su ve şekeri ve hibiskusu tencereye koyup kaynamaya bırakıyoruz (Hibiskus gıda boyası kullanmadan reçelin güzel bir renk almasını sağlıyor.)Diğer tarafta elmaların kabuklarını soyup (Kabuklarından sirke yapmak için ayırdım.) içini küçük küçük doğruyoruz. 




Kaynayan şerbeti on, onbeş dakika daha kaynatıp elmaları içine ekleyip yarım saat daha kısık ateşte pişirip kapatmaya yakın limon tuzunu koyup bir taşım daha kaynatıyoruz. Sıcakken kavonozlara koyup ters çevirip bu şekilde bir gece bekleyip vakumlanmasını sağlıyoruz.  İki  kavanoz reçelim oldu..  Tadıda oldukça lezzetli elmanın bol olduğu  şu dönemlerde sizde yapıp afiyetle yiyebilirsiniz... 





26 Eylül 2017 Salı

SADE YAĞ YAPIMI (GHEE,CLARIFIED )




بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......





















Sade yağ mucizevi bir yağ yüzyıllardır dünyanın çeşitli yerlerinde ve anadolumuz da kullanılan ama şimdilerde unutulmaya yüz tutmuş şifa kaynağı muhteşem bir lezzet. 






















Hindistanda Ghee denilen ve ilaç olarak ta kullanılan avrupa da clarified denilen anadoluda da sade yağ denilen oralarda hala çok sık kullanılmasına ve marketlerden bile temin edilebilmesine rağmen bizde sadece urfa bölgemizde kaldı desek yeridir.




Sade yağ Osmanlı Saray Mutfağında da sık kullanılıyor ve revgan-i sade deniliyor. Bu dönemde sade yağ saray mutfağı için Mustafapaşa Ürgüp’den getiriliyor .









Aslın da sade yağ ihtiyaçtan doğmuştur içinde ayran ve süt kalıntıları olan tereyağı çabuk bozulur ve muhafaze edilmesi sorun teşkil edince insanlarda bu tereyağını içindeki % 85 olan yağ oranı eritilip içindeki süt ve ayran kalıntılarından ayrıştırılıp sade yağa dönüştürüp yağ oranı % 99'a kadar çıkartıyor böylece sade yağın yanma derecesi 240 °C oluyor Ghee kolay bozulmadığı için buzdolabına koymaya gerek kalmıyor. Bir sene kadar böyle saklayabiliyor. 


SADE YAĞIN FAYDALARI 

Oda sıcaklığında katıdır ancak vücut sıcaklığında erir. Yani vücuda girince kolaylıkla erime özelliği gösterir. Sade yağ içindeki kazein ayrıştırıldığı için süt ürünlerine alerjisi olanlarda rahatlıkla tüketebilinir. Gheede yağda eriyen A ve E vitaminlerince zengindir, K2 ve CLA gibi antioksidanlar içerir. Mide asidi salgısını dengeler. Böylece sindirim süreci daha sağlıklı olur. 
Sade yağ hafızayı ve direnci arttırdığı, cildi beslediği, hastalıklara karşı vücudu koruduğu belirtilir. Ayrıca ayak ve el çatlaklarına karşı krem gibi sürülebilir.

Sade yağın yapılışına geçelim; 



Tereyağını tenceremize alıyoruz kısık ateşte erimeye başladıkça üzerinde köpükler oluşmaya başlıyor bu köpükleri sürekli tamamen bitene kadar alıyoruz ve dibine de parçacıklar çöküyor işte tereyağının bozulması ve sağlıksız olan kısımları bunlar, yağın tamamen temizlenmesi bir saati buluyor. 











Elde ettiğim bu saf yağı muhafaza edeceğimiz kaplara alıyoruz ilk önce sıvı olan bu yağ daha sonra donup boza kıvamına geliyor bu yağı oda sıcaklığında güneş almayan bir yerde muhafaza ediyoruz. 
Ben yaptığım yağı çok beğendim özellikle tereyağdan vazgeçemediğimiz pilavlar, baklavalar ve çorbalar için ideal ama yapımı uğraştırıcı bende hazır almaya karar verdim araştırdım Urfa'da birkaç tane önerilen firmaya ulaştım.  


Sağolsun bu sorunumuda Sevgi Abla halletti Urfa'ya bayram ziyareti için gittiğinde bana sade yağ ve urfa peyniri getirdi yerinden almak daha başka tabi hiç olmazsa bildiği güvendiği yerden alıyor insan. 



14 Temmuz 2017 Cuma

SİYAH MUCİZE ÇÖREK OTU VE ÇÖREK OTU YAĞI (Nigella)



بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

                      Bismillahirrahmanirrahim...... 





Geçtiğimiz hafta sonu uzun zamandır görüşmediğim Neval Hanım aradı biraz hasbihal ettik, sağ olsun şeker hastası olduğumu bildiği için kendininde kullandığı ve faydasını gördüğü çörek otu yağının diyabete de çok faydası olduğundan bahsetti. Bende çörek otunun birçok şifasının olduğunu biliyordum ama şeker hastalığına olan faydasından habersizdim. Uzun zamandır çeşitli yerlerde çörek otlarının taze taze sıkıldığı makinelere rastlıyordum . En son Mısır Çarşısı civarında gördüğümü hatırladım ve düştüm yollara ....

Eminönü Yeni camiden kapalı çarşıya ya doğru uzanan değişik yolların hemen hemen her köşesinde rastlayabileceğiniz çörek otu yağı sıkma makinesi mevcut. Birkaç değişik yerden bilgi aldıktan sonra kullanmak üzere 250 ml. şişede çörek otu yağımı aldım .Aldıktan sonra internetten nasıl kullanabileceğim hususunda araştırmalara başladım . Gerçi Çörek otu yağını aldığım satıcıdan biraz kullanım bilgisi almıştım ama benim aldığım bilgi interneteki bilgilerde devede kulak kalır. Daha sonra bu konu hakkında edindiğim bildi ve görüşlerimi arkdaşlarım ve blog takipçilerimle paylaşmak üzere geçtim klavyenin başına.... 
Çörek otu bitkisinin çiçeği
ÇÖREK OTU..... 
14 asır önce Hz. Peygamber (s.a.v) hadisini paylaşmak başlamak istiyorum konuya ... "Sizler çörek otunu kullanmaya devam edin. Zira bunda ölümden başka birçok hastalık için şifa vardır" çeşitli bilimsel araştırmlar sonucu da efendimizi (s.a.v) destekleyen bulgular bulunmuştur çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, direncini artırdığını ortaya koymuştur. Peygamber efendimiz (s.a.v) boş söz konuşmaz sırf bu yüzden bile kullanabileceğimiz yani hadislerde bile kullanım tavsiyesi bulunan mucize olarak adlandırılan bir bitkidir çörek otu. 
                                                         
                                                        ÇÖREK OTU YAĞI TEMİNİ 




Çörek otu yağını aktar ve eczanalerden temin edebileceğiniz gibi son dönemdelerde çörekotu yağının soğuk pres makinası çıkararak filtrasyon işlemi yapmadan tazecik alabilirsiniz. Ortalama bir kilo çörek otundan toğumun cinsine göre değişmekle beraber 250 gram yağ çıkmaktadır . Piyasada 250 gram şişe fiyatı 40-90 tl arasında değişmektedir.





ÇÖREK OTU YAĞI ALIRKEN DİKKAT EMMEMİZ GEREKENLER
Çörek otu yağı iki şekilde elde ediliyormuş , soğuk veya sıcak pres. Sıcak pres yoluyla daha fazla ve daha hızlı yağ elde edilebiliyormuş ama sıkım sırasında uygulanan ısıl işlem rengin koyulaşmasına, tadın acımasına sebep oluyor ve ısıya maruz kalan yağın özellikleri kayboluyormuş. Bizim tercihimiz soğuk pres olmalı eczane ve aktarlarda satılan paketlenmişler değil, makinelerde gözümüzün önünde sıkılıp taze bir şekilde şişelenenler alınmalı.

ÇÖREK OTU YAĞININ KULLANIMI  
Çörek otu yağı değişik hastalıklara şifa olarak kullanılıyor mesela hem zayıflamaya hemde şişmanlamaya yada hem ishal için sürekli kabızlık probleminiz var ise de kullanabilirsiniz bunun içinde değişik kullanım şekilleri bulunmaktadır.(Alıntıdır.)

  • Diyabet için : Yemeklerden hemen sonra bir çay kaşığı.
  • Kilo almak için: Balla karıştırıp yemeklerden yarım saat sonra alabilirsiniz. 
  • Zayıflamak için :Yemeklerden yarım saat önce bir bardak suyun içine 1 çay kaşığı kasığı çörek otu yağı koyunuz aç karnına içiniz . 
  • Kabızlık için:Sabahları bir bardak suyun içine 1 tatlı kasığı çörek otu yağı koyunuz aç karnına içiniz 
  • İshal için: Bir fincan yoğurt ile bir çay kaşığı çörek otu yağı karıştırılır. Belirtiler kayboluncaya kadar karışımdan günde iki defa yenir.
  • Saçlar için: Saç dökülmesi için, kepeğe karşı saç diplerine friksiyon şeklinde uygulanır.Saçların beyazlanmasını önler ve durdurur. Günde 3 defa bir çay bardağı suya veya şekere 4 damla damlatılarak alınır.
  • Sinüzit için: Sabah-akşam burundan 1-2 damla damlatılır.
  • Sağlıklı cilt için: Bir çorba kaşığı çörek otu yağı ile bir çorba kaşığı zeytinyağı karıştırılır. Bu karışım ile yüz ovulur. bir saat devam edilir. Sabunla yıkanır. ve durulanır.
  • Yüksek tansiyon için: Kahvaltıdan önce her sabah 2 diş sarımsakla birlikte herhangi bir içeceğe bir çay kaşığı çörek otu yağı karıştırılarak alınır.
  • Uyku bozukluğu için: balla karıştırılmış herhangi bir sıcak içeceğe bir çay kaşığı çörek otu yağı ilave edilip akşamları içmeye devam edilir.
  • Baş ağrısı için: Alın ve kulaklara yakın yüz kısımları çörek otu yağı ile ovulur ve kafa bandajlanır. Aynı zamanda bir çay kaşığı çörek otu kahvaltıdan önce alınır.

Aşağıda çörek otu yağının kullanım alanları verimektedir.( alıntıdır.)
  • Çörek otu yağı egzama tedavisi için etkilidir. Egzama derideki iltihaplı, kaşıntılı ve ağrılı bölgelerin meydana gelmesi ile oluşan bir cilt hastalığıdır. Çörek otu yağı doğrudan uygulayarak problemi çözebilirsiniz. Yumuşatıcı etkisi ile tedavi olarak uygulanabilir.
  • Çörek otu yağı sivilceleri yok eder. Sivilceler kötü görünüme neden olduğu gibi ciltte yaralara ve izlere de neden olabilmektedir. Çörek otu yağı sivilceleri ve sivilce izlerini yok edici özelliğe sahiptir. 
  • Çörek otu yağı mantar enfeksiyonlarına karşı etkilidir.Anti-mantar özelliği olan çörek otu yağı saçkıran, ayak mantarı ve tırnak enfeksiyonu gibi durumlar ile savaşır.
  • Çörek otu yağı artrit rahatsızlığını yok eder. Araştırmalar sonucu artrit tedavisinde olumlu etkilere sahip olduğu gösterilmiştir.
  • Çörek otu yağı alerjik reaksiyonları tedavi eder. Alerjik reaksiyonları yok eden çörek otu yağı, meydana gelebilecek şişme gibi tepkiler üzerinde de etkisi vardır.
  • Çörek otu yağı diyabeti önler. Diyabet hastası olan kişiler çörek otu yağı kullanarak rahatlama sağlayabilir. Fareler ile yapılan laboratuvar testlerinin sonucu olarak çörek otu yağının kan şekeri düzeylerini kontrol ettiği gösterilmiştir.
  • Çörek otu yağı ateşi ve gribi önler. Bir çay kaşığı çörek otu yağı tüketerek gün içerisinde ateşinizi düşürebilir, gripten kurtulabilirsiniz.
  • Çörek otu yağı astım ve öksürüğü tedavi eder. Anti-enflamatuar ve anti-bakteriyel özellikleri olan çörek otu yağı, öksürük ve astım semptomlarını tedavi etmek için ideal bir çözümdür.
  • Çörek otu yağı uykusuzluğu giderir. Eğer uyku probleminiz var ise ve rahat bir uyku uyuyamıyorsanız çörek otu yağına başvurmalısınız. Yapmanız gereken sadece sıcak bir bardak su içerisine bir çay kaşığı çörek otu yağını karıştırıp tüketmektir.
  • Çörek otu yağı mide rahatsılıklarını yok eder. Özellikle mide bulantısına karşı etkilidir. Çalışmalar sonucunda mide sorunlarına karşı büyük bir çare olduğu ortaya konulmuştur. Aynı zamanda sindirimi düzenler ve gaz problemini yok eder.
  • Çörek otu yağı ishali önler. İshal tedavisinde oldukça etkilidir. Bir çay kaşığı tüketerek hızlıca kurtulabilirsiniz.
  • Çörek otu yağı diş ağrısını yok eder. Anti-bakteriyel ve anti-inflamatuar özellikleri sayesinde diş ağrısını anında keser.
  • Çörek otu yağı karaciğer için faydalıdır. Karaciğer vücudun en önemli organlarından biridir. Karaciğer fonksiyonları için gerekli olan çörek otu yağı, karaciğer hasarı ve hastalıklarına karşı koruma sağlar.
  • Çörek otu yağı zayıflatır. Genellikle çoğu kişinin merak ettiği bir konudur. Çörek otu yağı kilo vermek için en etkili yöntemlerden biridir.
  • Çörek otu yağı saç sağlığını korur. Saç köklerini güçlendirir, kepeği yok eder ve saçların dökülmesini engeller.
  • Çörek otu yağı doğurganlığı artırır. Kısırlıktan muzdarip olan kişiler düzenli kullanarak bu problemden kurtulabilirler. Bunun yanı sıra çörek otu yağı sperm sayısını artırmaktadır.
  • Çörek otu yağı göz sağlığını korur. Göz enfeksiyonları için kullanılabilir. Ayrıca görme problemi olanlar için olumlu gelişme sağlayabilir.
  • Çörek otu yağı hafızayı güçlendirir. Yakın ve uzak geçmişi hatırlamanızı sağlar ve dikkat bozukluğunu yok eder.
  • Çörek otu yağı stresi azaltır. Sinirlenmeyi önler ve rahatlama sağlar.
  • Çörek otu yağı enerji verir. Fiziksel ve duygusal olarak enerji verir ve genel durumu iyileştirir.

  • ÇÖREK OTUNUN VE YAĞININ YAN ETKİSİ (ZARARI)
    Bilinen bir yan etkisi yoktur ama aşırı tüketimde alerjik kaşıntı olabilirmiş . Hamile bayanlarında çörek otu yağı kullanması uygun değilmiş çünkü düşük riskini arttırabiliyormuş.

Sonuca gelirsek kullananların görüşleri uzmanların tavsiyeleri derken yukarıdaki yazıyı sizin için derledim . Gerek Peygamber efendimiz ( s.a.v) tavsiyeleri gerekse tıbbi araştırmalar ışığında neden şimdiye kadar kullanmadım diye kendi kendime hayıflandım . Aç karna alındığında zayıflatan tok karna alındığında kilo almamıza yardımcı olan ve birçok derde deva olan yada hastalıklara koruyucu mucizevi bir bitki. İlerleyen günlerde kendi kullanım görüşlerimi de paylaşacağım inşallah . Mevlan yar ve yardımcınız olsun ... Sağlık, şifa afiyetle...

24 Mart 2016 Perşembe

PORTAKAL KABUĞUNDAN HER DERDE DEVA SİRKE YAPIMI...



بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

Bismillahirrahmanirrahim......

RESİMDEKİ 4 LİTRELİK ŞİŞEDEKİ SİRKE 2017 YILINDA  BAHÇEMİZDEKİ  PORTAKALLARDAN YAPTIĞIMIZ SİRKE 





Oğlum doğduktan sonra organik işine merak sardım özellikle bronşit olması sebebiyle toz ve deterjanlara karşı hassas olmam gerektiğini öğrendim. Bebekken çamaşırlarını bebeklere özel deterjanlarla yada sabunla yıkardım ama daha sonra araştırmalarımdan bebeklere özel de olsa deterjan içeriyordu. Bu işin içine girdikçe her gün birşey öğreniyorsunuz ve denemelerde bulunuyorsunuz . Sirkeyle tanıştım .... Sirkeyle tanıştım diyorum çünkü sirkeyi sadece salata ve yemeklerde kullanıldığını biliyordum.. Temizlikten gıdadan sağlığa kadar herşeyde kullanılıyor. Peygamber Efendimiz (sas) birkaç hadîs-i şeriflerinde sirke hakkında oldukça iltifatkâr ifadelerde bulunarak, sirkeye dikkatleri çekmiş ve; "Sirke ne güzel katıktır. Allahım! Sirkeyi bereketlendir. Çünkü sirke benden önceki peygamberlerin katığı idi. İçinde sirke bulunan ev fakirleşmez." buyurmuşlardır. İslâm tıbbına dev eserler veren başta İbn-i Sînâ olmak üzere, birçok ilim adamı sirkenin özelliklerinden bahsederler.














İlk olarak Asmamızdan hasat ettiğimiz kokulu laz üzümlerinden sirke yaptım .... Şimdide Bahçemizde olan portakal ağacımızın meyvelerinden çok methini duyduğum portakal sirkesini denedim..













O kadar tesirliymişki mesela ayaktaki mantarlardan elinizde çıkmayan inatçı lekelere yerleri silmek küf lekelerini çıkarmak ayrıca sirke bakterileri ve kötü kokuları önler saçlarınızı yıkarken durulama suyuna koyarsanız saçınız için şaç kremi kullanmak zorunda kalmazsınız ve kepeklerinizden kurtulursunuz. Çamaşır yıkarken yumuşatıcı gözüne koyarsanız çamaşırlarınız yumuşacık olur herkes saç ve çamaşır için kullanmaktan çekiniyor inanın hiç bir şekilde sirke kokmuyor içiniz rahat olsun .Bulaşık makinesinin parlatıcı gözüne koyarsanız bulaşıklarınız hem parlar hemde kimyasal parlatıcıların kalıntılarını yemeklerler vücudunuza girmez.... Anlıyacağınız mevlanın bir mucizesi sirke ......


MALZEMELER

  • Portakal, Mandalina, Limon kabuğu 
  • Nohut (4-5 adet) 
  • Su 
  • Tuz 







YAPILIŞI
Öncelikle kabukları iyice yıkadıktan sonra bir kabın içine biriktiriyorsunuz ben portakal sirkesi yazdım ama portakal, limon diğer turunçgillerden hepsinin kabuğu olur. Kabukların üzerine aşana kadar su ekleyip nohutları atıyoruz ağzını tülbentle kapatıyoruz. Karanlıkta 10-15 gün kadar bekletip süzüyoruz. Cam bir kabın içine suyu alıp içine tuz ekliyoruz kavanozun kapağını kapatıp en az 40 gün daha bekliyoruz.. sirkemiz hazır kullanabilirsiniz . Portakal sirkesi güzel kokusu olduğu için temizlik ve toz alma işlerinde kullanıyorum. 

17 Mart 2016 Perşembe

TEREYAĞI İLE YOĞURT MAYALAMAK ...


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم Bismillahirrahmanirrahim......

Daha önceki günlerde  televizyonda gördüğüm Dr. Ümit Aktaş'ın  tarif ettiği nohut mayasını denemiş ve sizinle paylaşmıştım. Hoca  taze süt kullanmak kadar mayanın da önemli olduğunu kendi mayamızı kendimiz yapabileceğimizi  söylemiş ti bende uyguladığım tarifte başarılı sonuç aldım hatta eşe dosta dağıttım, gerçekten çok leziz bir tadı var hazır yoğurda benziyor ama anlayamadığım bir sebepten bazen yoğurt sünüyor denemelerle bunu da çözerim inşallah. Geçenler de  komşular la sohbet sırasında  söz yoğurt da geldi  ve  Semra abla tereyağıyla da yoğurt mayalandığını organik tereyağ olduğunda  çok güzel olduğunu hatta bir akrabasının yaptığını söyledi .Bunu da mutlaka denemeliydim ama organik tereyağı  nerede sütü bile zor bulurken,  aklıma buzlukta biriktirdiğim sütün kaymağı geldi ondan tereyağ yaparım  bundan da maya yaparım süper olur dedim, hala biriktiriyorum tereyağ yapacak kadar olmadı tabi tereyağ yoksa maya da yok. Şeker hastasıyım  mecburen ara öğün yapıyorum bazen meyve bazen süt, yoğurt  o gün canım ne isterse, İşe gelirken  ufak bir kavonoza   sütcümden aldığım sütü koydum  ılık dursun diye yanımda bulunan kaloriferin üzerine bıraktım   öğleden sonraki ara öğünüm de  sütü içmek için açtığımda bir baktım koyulaşmış  kesildi diye düşündüm  ama yoğurt kokuyor ve yediğimde baktım ki oldukça lezzetli anladım ki sabah sütü  koyarken sütün üzerinde oldukça yoğun yağ tabakası vardı ve bu da tereyağ gibi sütü mayaladı ...  İlk kendi kendine mayalanan yoğurdu afiyetle yedim sonradan aklıma keşke hepsini yemeseydim bundan da tekrar maya yapsaydım diye düşündüm ....Bu olay başıma ikinci kez gelince  yoğurdun hepsini yemedim tabi  bir miktar bıraktım ve onuda ufak  kavonoz da mayaladım   sabah kalkınca ilk işim onu açmak oldu ve mutlu son harika bir yoğurt daha .... Bilmiyorum  beceremiyorum demeyin inanın bir kez yaptıktan sonra her zaman yapacaksınız. Sizde ister nohutla,  ister tereyağınla yada ev mayasıyla nasıl yaparsanız yapın yeter ki içinde ne olduğu belirsiz o sentetik yoğurtları yemeyin.....  

                                                   MALZEMELER
  • 1 Lt. süt
  • 2 tatlı kaşığı organik tereyağı

YAPILIŞI 
Sütü kaynatıp biraz soğumasını bekliyoruz  çokta soğumayacak  serçe parmağınız içinde  yediye kadar sayıyoruz ve yanmaya başladıysa  süt hazır demek . Tereyağını bir kasenin içinde sıcak sütle eziyoruz  kavonoza aldığımız sütün içine döküp bir kaşıkla karıştırıp  agzı  açı bir  şekilde sarıp mayalanmaya bırakıyoruz takriben  beş altı saat sonra açıp buzdolabına kaldırıyoruz....Afiyet olsun...
Elif'in notu : Bazı arkadaşlar tereyağından yoğurtmu mayalanır dedi, arkadaşlar çıtayı yükseltiyorum çam kozalağından, karınca yumurtasından (karıncalara kıyamam bu yüzden asla deneyemem) ve TRT'nin belgeselini yaptığı  çiy  tanelerinden  yoğurt mayalanıyor .
Belgeseli burdan izleyebilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=8MX-0IPK50Q.

25 Aralık 2015 Cuma

EVDE NOHUTTAN ORGANİK YOĞURT MAYASI






Açık süt bulduğumda yada mahalle sütcümüz den süt aldıkça yoğurdu evde kendim yapıyorum. Tabiki ya evde önceden mayaladığım yoğurttan o kalmamış yada ekşimişse hazır yoğurttan mayalıyorum. Geçenlerde televizyonda bir proğramın tekrarına rastladım Dr. Ümit Aktaş konuktu hepimizin çok yakından tanıdığımız Dr. Canan Karatay kafasından bir doktor, o günkü konu süttü Ümit Bey açık süt alın onu bulamazsanız marketlerden günlük süt alın ama UHT yani pastorize kutu süt almayın raf ömrü aylarca olan bu süte ''dayanıklı beyaz eşya '' dedi :) kutu sütleri pastorize etmek için yüksek ısıya maruz bıraktıklarını bu da içinde ki kötü bakterileri öldürdüğü gibi bizim için yararlı olan iyi huylu bakterileri de öldürdüğünü yani anlıyacağımız bu sütün ne bize ne kendine faydası olmadığını anlattı. Benim zaten kutu sütle ilgili içimde hep bir şüphe vardı çünkü süt ve süt ürünleri bozulmaya çok yatkın gıdalar aylarca hemde dışarda bir kutunun içinde durması mantık dışı geliyordu ya içinde oldukça çok katkı maddesi koyacaklar yahutta pastorize edecekler yapısı bozulacak doktorun konuşmaları çok ilgimi çekti. 
Kutu sütün içinde bakteri olmadığı için mayalanma da tam anlamıyla gerçekleşmiyor bu sütü mayaladığınız da kaşıktan sündüğünü görüyorsunuz. Mayalardan da bahsetti ya buluyorsanız ev mayasıyla mayalayın dedi tabi hazır yoğurttan mayalamakta sağlıksızdı sonuçta hatta ben size ilk maya tarifi vereceğim dedi ve proğramda nasıl maya yapacağımızı gösterdi . Daha öncede duymuştum nohut mayasını hatta ilk göçebe türkler yapmıştı bu mayayı yani patenti bize aitti şimdide ben doğal , organik , probiyotikler içeren ilk mayamı yapacağım ve bundan sonraki yoğurtlarımı bunla mayalayacağım. İlk mayamın hammaddesi nohut her yerde bulunur bizdede var tabi ama marketten almıştık muhakkak içinde ilaç vardı, birşey yapıyoruz tam yapalım dedim ve komşumuz hatice abladan köyden getirdiği organik nohutlardan bir fincan aldım ... Geçelim maya yapmaya......



                                  



MALZEMELER

  • 33 adet nohut
  • 2 su bardağı süt
  • yarım kiloluk kavanoz



YAPILIŞI




                                               

Nohutları yıkayıp kurutuyoruz kavanozumuzun içine koyuyoruz. Sıra sütümüzde daha önce yoğurt mayadıysanız bilirsiniz sütün içine serçe parmağınızı batırdığınızda yanmadan tuttabiliyorsanız bu doğru sıcaklıktır süt soğuk veya bundan daha sıcak olursa mayalamada sorun yaşarsınız.


                                              


Isıttığımız ve doğru sıcaklığa getirdiğimiz sütümüzü nohutların üzerine döküp ağzını kapatıp bir havluya sarıp kaloriferin üzerinde 24 saat beklettim, isterseniz fırınınızı bir süre çalıştırıp kavanozunu fırnda da mayalayabilirsiniz önemli olan belli bir sıcaklıkta tutmak .



                             

                                             


Ertesi gün kavanozu açtığımda alta sarı bir su üzerinde de gerçekten taş gibi bir yoğurt vardı gözlerime inanamadım ben daha sıvı bir kıvamlı bir yoğurt bekliyordum . Bu yoğurdu süzgeçe döktüm ve içindeki nohutları aldım işte ilk mayam hazır. Tadına da baktım gerçekten tadıda çok güzel tatlı bir yoğurt oldu. Altta kalan suyunuda atmadım çünkü çok şifalı bir su, çorbaya koydum.... Afiyet şifa olsun....







Elif'in notu : Bu mayayı yaptım çok ta güzel oldu lakin birkaç mayalamadan sonra yoğurt sündü tadı güzeldi ama o sünme  hoş değildi değişik denemelerden sonra nohuttan değil nohutun suyuyla denedim gayet güzel oldu sünme problemi de ortadan kalktı hatta haşladığım nohutun sularını buzlukta saklayıp mayam olmadığın da buzluktaki nohut suyuyla da mayalama yapıyorum. 
Nohut suyuyla mayalamaya aşağıdaki linkten bakabilirsiniz. 
Nohut suyuyla mayalama..



14 Aralık 2015 Pazartesi

2. PEPEÇURA '' KOKULU LAZ ÜZÜMÜNDEN'' (Grape Pudding)...

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Hafta sonu bizim çocuklar Beyza'la Ahmet  geldiler onlar gelince hepimiz toplandık tabi, iki gün boyunca  çocuklar ne isterlerse onu yaparız etli ekmek, muhallebili  kemal paşa tatlısı , erikli turta , makarna salatası yaptık  kızların  çok sevdiği sütlü çorbada  vardı  birde geçenlerde yaptığım Pepeçura muhallebisini merak ettiklerini söylediler bende dururmuyum  buzluğa kaldırdığım üzüm suyunda hemencecik yapı verdim. Bu seferde farklı bir tarif denedim ... Buda güzel oldu  beğendiler çoçuklar, kendisine has kokusu olan bu  muhallebiyi deneyin derim.....

MALZEMELER
  • 3 Bardak üzüm suyu
  • 2 Yemek kaşığı nişasta
  • 1 Su bardağı şeker
  • 1yemek kaşığı tereyağ 
  • Fındık ve ya ceviz


YAPILIŞI
Üzüm suyu, nişasta, şekeri  karıştırp  ocakta pişiriyoruz muhallebi kıvamına gelince  indirmeye yakın bir kaşık tereyağı ekliyoruz, kaselere bölüyoruz. üzerine  istege bağlı fındık veya cevizle ikram ediyoruz. Karadenizin tatlısı olduğu için fındığın daha  yakışacağını düşünüyorum...
Afiyet olsun ....



9 Kasım 2015 Pazartesi

ÇÖVEN KÖKÜNDEN DOĞAL SABUN YAPTIM... BU SABUN YENİLİYOR....

İnternette dolaşırken  Çöven köküyle karşılaştım dikkatimi çekti çok eskilerden beri kullanıldığı halde  beklediğim kadar yazı bulamadım.  Ama  bulduğum yazılarda okuduklarımdan o kadar heycanlandım ki  kökü temin  edip  öncelikli olarak deterjan yapmak istedim.......
Hemen İlk hafta sonu bayadır gidemediğim Eminönü'ne   tur düzenledim  kendime....
Çünkü benim bulunduğum Anadolu yakasında  böyle şeyler bulunmuyor hemde Yusuf''cukla bana bir kaçamak oldu.


martılara simit atma





mısır çarşısı 



 Yeni Cami




                                                             Mehmet efendi kahvecisi 
     


                                                                Eminönü balık ekmek





Gemiye biniyoruz muhakkak  martılara simit atarız mısır çarşısı,Yeni cami, Mehmet efendi kahvecisi, Kuruyemiş alırız, şark hanı şöyle bir gezeriz eğer alacaklarımız varsa kürkçü hana çıkarız. Tabiki yemekte yeriz yanımızda balık düşmanı şevval ablamız yoksa Eminönünde balık ekmek yeriz yada şevval varsa meşhur dürümcümüzden döner yer taze sıkılmış meyve suyu  içeriz bizim meşhur  ali ustadan çiğ köfte alırız ... benim kuzum çok sever oraları ama kalabalık olmamak şartıyla ....  kısa bir tur attık alacaklarımızı aldık . 




                                                                 Hasırcılar caddesi...


Hasırcılar caddesindeki aktarları  gezdik  pek bulunan bir şey değil çöven kökü ....Bulduğumuz yerlerde  fiyat sorduk kilosu 90 tl.. ve 70 tl ye  bulduk sorduğumuz üçüncü son yerde 30 tl bulduk kilosunu  300  gram aldık  ilk denememiz için. Kökü gördüğümüzde bizim şevval bu odunu mu  alacağız diye şaşırdı gerçekten de  bildiğimiz odun  gibi bir kök ... 

ÇÖVEN KÖKÜ SUYU ÇIKARMA......

Eve geldiğimizde internetten çeşitli sitelerden okuduğum gibi yapmaya başladım. Genelde bir kökü üç defa kullanıyorlar bende öyle yatım. öncelikle mutfak tartısıy'la 150 gram ölçtüm eğer tartınız yoksa göz kararı da olabilir hassas  ölçü o kadar da önemli değil.  Sıcak su dolu bir kabın içine kökleri koyup bir gece beklettim yumuşamış kökümüz gayet kolay doğranabiliyor hemde üzerindeki topraktan arınıyor , mümkün olduğunca küçük parça şeklinde  doğrayıp  2 lt. suyun içinde yarım saat  kısık ateşte kaynattım ,  kaynayan kökümüzü iki saat kadar için ağzı kapalı şekilde bekletip   tekrar yarım saat kaynatıp  tekrar  dinlendirip soğutup mümkün olduğunca parçaları geçirmeyecek  şekilde  cam kavanoza süzdüm . 



Süzdüğümüz  çöven köklerinin tanelerini yeniden iki litre suyun içine koyup yarım saat kaynatıp iki saat  kadar bekletip tekrardan  yarım saat kısık ateşte kaynatıp  bekletip soğuyunca önce kaynattığımız suyun içine süzüyoruz.

Aynı kökü üçüncü kere kaynatıyoruz.  Kökleri yeniden  2 lt den biraz az suya ekleyip yarım saat kaynatıyoruz ağzı kapalı şekilde bir gece bekletip tekrar  yarım saat kaynatıp  iki saat bekletip tekrar yarım saat kaynatıyoruz bekleyip soğuyan kökümüzü süzüp önceki sularımızın üzerine ekliyoruz . üç sefer  de  kaynama ve buharlaşma sırasında suları azaldığı için ortalama  5 lt  suyumuz oluyor .. 

Bu bizim hammaddemiz bundan sonra denemelerimizi bu suyu kullanarak uygulayacağız .. Sabun, Şampuan, Helva, Kerebiç köpüğü   bakalım sırada ne var  gelişmeleri burada sizinle paylaşacağım...