GÖKÇEADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GÖKÇEADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2017 Perşembe

GÖKÇEADANIN MEŞHUR KURABİYESİ EFİ BADEM KURABİYESİ..... (ELİ BADEM KURABİYE)

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim...... 


Bugün size Gökçeadanın  meşhur lezzetlerinden biri olan Efi badem kurabiyesinin tarifini paylaşacağım. 
Gökçeadaya gitmek için dört saat süren o uzun  kabatepe feribot sırası beklerken  ufak kutularda bu kurabiyelerden ikram edildi bizlere bu leziz kurabiyelerle orada tanıştık  yanında verdikleri broşürde bu kurabiye ve ada hakkında bilğiler içeriyordu biz tattığımızda çok beğendik bu kurabiyeyi benin Yusuf'um '' Anne bu kurabiyeler harika  bu kurabiyelerden alalım '' dedi hemen. İstanbul'a gelirken de aldık almasına ama hemencecik bitiverdi. Bende sıvadım kolları Madam Efi'nin kurabiyesini denedim. Benimki de  bayan Eli'nin kurabiyesi oldu :)


İlk denememde oldukça birleştirmesi zor bir hamur oldu inanın bu kurabiyeyi yapana kadar iki tepsi baklava açardım ama tadını test eden şevval teyze bizim kurabiyelerimiz daha güzel oldu dedi. İkinci denemede bence daha başarılı bir sonuç aldım ve ikinci tarifi sizlerle paylaşacağım. 

Bu kurabiye adada önemli günlerde Rum vatandaşlarımız tarafından yapılan bir tarifmiş zamanla unutulmamış ama az yapılır olmuş. 

Adada faaliyet gösteren Meydani pastanesinin sahibi bir çok denemeler yapmasına rağmen çoçukluğun da Rum komşularının evlerinde yediği bu dadı tutturamamış bir arkadaşının tavsiyesiyle madam Efi'ye ulaşmış ve kurabiye yapmasını rica etmiş böylelikle çoçukluğunda yediği kurabiyelere kavuşmuş orjinal tarifini alıp aslına uygun bir şekilde Pastanesinde yapmasıyla gün ışığına çıkmış. 




O kadar güzel olmuş ki bu kurabiyeler madam Efi'ye ithafen Efi badem kurabiyeleri olarak anılmış şimdilerde de Meydani Pastanesi Efi badem olarak anılır olmuş. Meydandaki bir kaç pastanede Gökçe adanın meşhur kurabiyesi diye bu kurabiyeden satmaya başlamışlar. 






İçerisinde Gökçeada'ya has katkısız tereyağı ve badem kullanılıyor özel yapımı sayesinde uygun koşullarda altı ay kadar satın aldığınız kurabiyeleri saklayabiliyoruz.  

Sizlere tavsiyem mutlaka bir boş zamanınızda rotanızı Gökçeada'ya çevirmeniz buranın temiz havasını içine çekmeniz kaynak sularından içmeniz, Zeytinli köye gidip güzel manzaranın karşısında dibek kahvenizi yudumlamanız adanın istediğiniz yerinden o berrak denize girmeniz velhasıl  bu  cennet adanın güzelliklerini kendi gözlerinizle görmeniz ve  adanın meydanında ki o leziz Efi Badem kurabiyelerinin tadına bakmanız olacaktır. 


ELİ BADEM KURABİYESİ 

MALZEMELER
  • 1 yumurta
  • 3 su bardağı elenmiş un
  • 250gr tereyağı
  • 1 küçük paket vanilya
  • Yarim su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı tuzsuz badem
  • Üzerinin süsü için de 1-2 çorba kaşığı ekstra pudra şekeri
YAPILIŞI 
Fırınımızı çalıştırıp ısınmasını sağlıyoruz.
                                                            Bir kabın içinde oda sıcaklığındaki tereyağımızı, yumurtamızı, vanilya ve pudra şekerimizi karıştırıyoruz.



                                                                 




Bir tavada unumuzu kavurup kokusu çıktıktan sonra diğer malzemelerin bulunduğu kaba ilave ediyoruz yoğuruyoruz.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   Hamurumuzun içine bademleri ekliyoruz Efi Badem kurabiyesinin içindeki bademler bütündü bizim bademler büyük olduğu için sağ olsun Beyza bademleri ikiye ayırdı öyle kullandık.











Hamurdan istediğimiz büyüklükte parçalar ayırdığımız kurabiyeleri tepsimize yağlı kağıt yerleştirip fırına atıyoruz. Zaten bu kurabiyelerin satıldığı pastanede de değişik boyutları mevcut. 

Sıra geldi pişirmeye kontrollü bir şekilde 170 derece fırında pişiriyoruz.
Afiyetle... 

17 Ekim 2017 Salı

GEZMELER GEZMELER ...BU SENEKİ İKİNCİ GÖKÇEADA TATİLİMİZ...







بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

Bismillahirrahmanirrahim....


                                    Bu  yaz  beş günlük Gökçeada  kaçamağı yaptık pıtırcık Yusuf'umla sizlerle de paylaşmıştım. Deniz sevmeyen tatillerimiz de havuzdan çıkmayan yaramaz Gökçeada da deniz hayranı oldu bu seferde deniz den çıkaramadık Yusuf'u,  o kadar çok sevdi ki  ''Anne yazları burada yaşayalım.'' diye planlar yapmaya başladı tabi beş gün sonunda İstanbul'a döndük  ama ben izinlerimi ayarlayıp bir haftalık daha tatil yapmak için fırsat buldum. Bu tatilimiz de de bol bol fotoğraflar çektik ama ben bir türlü yazmaya fırsat bulamadım malum resimleri derlemek ve yazıları yazmak bir hayli uğraştırıcı  ve ilk fırsatta sizlerle paylaşıyorum. Hatta bu tatilimiz de bir günlük Bozcaada  gezisi de yaptık onuda ilerleyen günler de paylaşacağım sizlerle inşallah..

Bu tatilimizde  deniz yoğunluklu oldu fazla gezemedik,  mavişim Umut'la, Yusuf deniz den çıkmadı ve sürekli  sevdikleri  yerde denize girmek istedikleri için pek değişik  koylara gidemedik, önceki yazımızda cennet Gökçeada'nın paylaşamadığımız güzelliklerini bu yazımızda kaldığı yerden anlatmaya çalışacağım.

KEFALOS KOYU...


















Burası bizim oğlanların gözdesi su derin değil adeta bir havuz. Kefalos’ta rüzgâr sörfü ve kite sörf yapılıyor ve eğitim veren kurslar var. Ayrıca her ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz plajıda mevcut ama biz  tenha olduğu için plajda  değil koyun sonuna doğru ilerleyip oradan denize giriyoruz..
UĞURLU KÖYÜ


Bir ada turu yaptıktan sonra Uğurlu köyüne düştü yolumuz burasıda Gökçeadanın merkezi kadar olmasa da oldukça kalabalık geldi bize alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar, tezgahlar yemek yiyebileceğiniz lokanta ve kafeleri de mevcut, Uğurlu köyüne geldiğiniz de kalacak yer sorunu da yaşayacağınızı pek düşünmüyorum. Köyün içinden geçip plaja ulaşıyorsunuz burası da oldukça kalabalık şemsiyenizi açıp hemen denize girebilirsiniz ama bizim oğluşların pek hoşuna gitmedi tabi pek zevkle girmediler denize ve fazla duramadık uğurlu plajında.
SAKLI LİMAN (GİZLİ LİMAN)
Ada turumuzu yaptığımız gün Uğurlu Köyünden sonra  daha önceden methini duyduğumuz bu koyu görmek istedik . Tam güneş batarken ulaştık Gizli Lİmana  Adanın en batı ucu yani gidilecek son nokta buradan sonrası yok. İncecik  Kumdan oluşan bu koy da köylüler tarafından işlenen plajda mevcut her türlü imkan mevcut. 








YILDIZ KOYU 


Adada ki tatilimize başladığımız ilk günlerde sabahtan yağmur çiseledi ve hava kapandı biz de o gün denize gitmemeye karar verip adada görmediğimiz yerleri gezmeyi düşündük ilk uğrak yerimizde Yıldız koyu oldu. Koyda bizim gibi sadece gezme amaçlı gelen birkaç aile vardı çünkü burada kumtaşlarının, deniz suyu ve bakteriler tarafından aşındırılması sonucunda oluşan doğal heykelimsi taşlar ve kaya katmanları mevcut. Kayalara çıktık bizim afacalar plajda biraz gezinip eğlendiler. Sabahtan kimse denize gitmemişti ama öğlen havanın düzelmesinden sonra herkes kendini sulara attı biz de o günü gezerek değerlendirdik...
 YENİ BADEMLİ KÖYÜ 
Adayı gezerken Yeni Bademli Köyünün içinden geçtik pansiyonların yoğun olduğu bir köy arabayla geçerken bu ağaç dikkatimizi çekti araçtan indim ve fotoğrafını çektim. Adanında rumca ismi olan İmroz (rüzgarlı) isminin nereden geldiğini kanıtı gibi  adanın neredeyse her tarafında böyle ağaçları görmeniz mevcut. 
YUKARI KALE KÖY

Adanın muhteşem manzaralı yerlerinden biri köyün adını aldığı kaleye çıktığınız da kuşbakışı Aşağı Kaleköy, Yenibademli, Eskibademli ve Zeytinli Köylerini görebiliyorsunuz. Kale Ceneviz'liler den kalmış sadece fotoğraftaki kalıntılar günümüze gelebilmiş Ceneviz'liler zamanında İskiter Kalesi olarak anılıyormuş günümüzde Gökçeada Kalesi yada Kaleköy Kalesi diye adlandırılıyor. 
 
Kalenin hemen yanında şahane manzara eşliğinde hem yaz hem de kış sezonunda açık olan İmroz Poseidon Restoran'da deniz ürünleri ve ızgaraların tadına bakabilirsiniz. 




Ada da irili ufaklı Rum vatandaşlarımızın ibadet yaptığı şapeller mevcut bunlar genelde dini gün ve bayramlarda kullanılıyor biz de Yukarı Kaleköy'deki  şapelin  içine girdik ve fotoğrafını çekti  gerçi bizim çocuklara buranın ne için olduğunu anlatmakta zorlandık ama gezimiz de değişik bir durak oldu. 

Bu köyde her sokağa ayrı  bir hanım adı verilmiş ne kadar ince bir düşünce değil mi.Kadınlara yönelik bu pazitif ayrımcılık hoşumuza gitti ...




































 

   

Yukarı Kaleköyde  televizyonda gurme proğramlarında da çıkan Mustafa'nın  Kayfesi 'ne gidiyoruz. Eski bir kilisenin avlusunda yer alan 300 yıllık bir çınarın altında manzarası güzel, otantik bir yer. Kahvaltısı, muhallebisi ve kahvesiyle meşhur.  








Burada Kale köy hatırası fotoğrafları çekilip yandaki kilseye şöyle bir göz atıyoruz ve paylaşmak için bol bol fotoğrafta çekiyoruz...






EART MARKET , YERYÜZÜ MARKETİ (ORGANİK PAZAR) VE YEŞİLYURT KAFE 










Gökçeadanın merkezine beş dakika doğal ve organik ürünlerini temin edebilceğiniz güzel tasarlanmış içerisinde bir şeyler atıştırabileceğiniz yerlerde mevcut, bu yerlerden birisi de yeşilyurt kafe, çok nazik bir çift işletiyor burayı biz gözleme ve mantısını denedik inanın gözlemenin tarifini istedim o kadar leziz, bizim çocuklarda parmaklarını yedi. Burada her şey günlük yapılıyor gözlemeyi bizim yanımızda hemencecik yapıverdi mantıda ona keza yanımızda haşlandı gözümüzün önünde ter temiz bir ortam ve sedirlere rahatça oturup yorgunluğunuzu atabileceğiniz bir yer sohbetleride ve misafirperverlikleri de ona keza çok güzel bir daha ki ada tatillerimizde de uğrak yerimiz olacağı kesin.
Bu ada tatilimiz de böyle bitti elimiz erdiğince gördüğümüz güzellikleri sizlerle paylaştım   Gökçeadaya doyamadık tabi gelecek seneler de tekrar gelmek niyetiyle..