31 Mart 2016 Perşembe

ARABAŞI ÇORBASI ESKİLERDEN KALMA VE ÇOK LEZZETLİ


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......

Bu çorba Anodolu'da çoğu yerde bilinip yapılır. Aksekide soğuk kış günlerinde dost meclislerinde genelde av hayvanlarıyla kaz, tavşan keklik , hindi , tavuk v.s kullanılarak bu çorbayı yaparlarmış . Hatta tekerlemeler bile söylemişler.


“Arabaşı yapılırsa hindiden Ben gelirim ikindiden.  

Arabaşı yapılırsa tavşandan Ben gelirim akşamdan. . .

Arabaşı yapılırsa kazdan Ben gelirim yazdan. . .

Arabaşı yapılırsa boyundan Ben gelirim oyundan. .

Arabaşı yapılırsa keklikten Ben gelirim eşikten
Arabaşı yapılırsa tavuktan Ben gelemem soğuktan”...

Akşam yemeğinden sonra yapılıp içildiği için Ara-aşı kelimesi zamanla Arabaşı olarak adlandırılmış. Çok leziz bir çorba farklı bir sunumu var. Biz tabi av hayvanı bulamayız bulsak bile kıyamam o yüzden tavuk etini tercih ediyoruz. Şimdi tarife geçelim, tarif bu konuda armızda en çok bilgisi olan Fethiye sultandan......

MALZEMELER

  • 1 Adet Tüm Tavuk ( kaz, ördek, tavşan, hindi eti de olabilir )
  • 2 çorba Kaşığı Un
  • 2 çorba Kaşığı Tereyağı
  • 2 çorba Kaşığı Domates Salçası
  • 1 çorba Kaşığı Biber Salçası
  • Pul Biber
  • yarım limon suyu
  • 2 Litre Su
HAMUR MALZEMELERİ 

  • 5 bardak Su
  • 1 Kase Un
  • 1 yemek kaşığı nişasta
  • 2 Tatlı Kaşığı Tuz
YAPILIŞI 

Önce hamuru yapmak la başlıyoruz . 4 bardak suyu ocağa koyup içine tuz ekliyoruz ve kaynatmaya bırakıyoruz öteyandan bir kasenin içine unu koyup bir bardak suyla açıyoruz boza kıvamı gibi olacak ocaktaki suyun içine kasedeki unu yavaş yavaş ince ip gibi akıtarak karıştıtarak koyulaşıncaya kadar pişiriyoruz . daha sonra ıslattığımız tepsinin içine döküp düzlüyoruz .

Tavuğu haşlarız , eti kemiğinden ayırırız , Erittiğimiz tereyağının içinde unumuzu rengi koyulaşmaya başlayana kadar kavuruyoruz salçaları ekleyip kavurma işlemine devam ediyoruz en son kırmızı biberini ekleyip içine topaklanma dan yavaşça karıştırarak suyunu ekliyoruz. Kaynamaya bırakıyoruz . Kaynamak ta olan çorbamıza dittiğimiz tavuğumuzu ekleyip bir beş dakika daha kaynatıp ocağı kapatıyoruz. içine limon suyunu ekliyoruz . Biz çorbayı yaparken tepsiye döktüğümüz hamurumuz soğuyup yeme kıvamına geldi . şimdi sunum geçeceğiz sunum çok önemli. tepsideki hamurları kesip çorba kasesini ortaya koyuyoruz ilk önce kaşığımıza hamurdan bir parçalayıp daha sonra çorbadan alıp çiğnemeden yutuyor usülü bu ama siz benim gibi hamuru çorbanın içine de koyabilirsiniz. Afiyet şifa sağlık olsun....


30 Mart 2016 Çarşamba

PORTAKAL REÇELİ


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 


                      Bismillahirrahmanirrahim......

Portakal sezonumuzu reçelle kapatıyoruz. Bahçemizdeki portakalları geçen seneler de topladığımız zaman bir kısmını kağıtla sarıp uzun süre saklayabiliyorduk bu sene portakallarımızı toplamadan kar yağdı ve dondu bu şekilde topladığımız için fazla dayanmadı hemen çürüdü zaten toplar toplamaz büyük kısmını dağıttık kalanı da sıktık ve yedik az miktarda kaldı onuda birazını yazın limonata yaparken kullanmak için derin dondurucuya kaldırdım, diğer kısmını da reçel yapayım dedim . Bizim portakallar çekirdekli ve küçük o yüzden reçel yapmakta oldukça zor landım. Rendelediğim portakalların kabuklarınıda kurabiyelerde keklerde kullanmak için şekerle karıştırıp derin dondurucuya koydum portakalları kaynattığım suyu da sirkede kullandım yani anlayacağınız hiç birşeyini ziyan etmedik israf haram ama biz nerdeyse suyunun suyunu kullandık. İki seferde ve iki değişik şekilde yaptım portakal reçelini birincisi internetten bulduğum tarif şerbet yapıp portakalları içine öyle atıyorsunuz diğer tarifte ablamın komşusu nurten teyzenin tarifi buda direk şekeri ve suyu portakalların üzerine koyuyoruz öyle kaynatıyoruz ilk tarif sulu oldu ikinci tarif daha susuz oldu bence ikisininde tadı aynı ...

MALZEMELER

  • 9 adet portakal (benim portakal çok küçük olduğu için)
  • 3 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • Yarım limon(Eğer portakal ekşiyse gerek yok)
  • Bir tatlı kaşığı tereyağ yada margarin


YAPILIŞI

Portakaların kabuklarını rendeleyin. Rendelediğiniz kısmı atmadık ,portakal şekerlemesi yaptık . Portaklalları bir tencereye koyup,üzerine çıkacak kadar su koyun. ocağa koyup beş dakika kadar kaynatın Ocaktan alıp suyunu süzün. (suyunuda soğuduktan sonra sirkede kullandım.)Portakalları soğuk suda tutun. Portakalları küçük lokmalar halinde doğrayın (Benim portakallar çok çekirdekli olduğu için oldukça zorlandım.) Diğer tarafta tencereye limon suyu, şeker ve suyu alıp kaynamaya bırakın. Koyu bir şurup olana kadar kaynatın. Portakalları içine atıp hafifçe karıştırın. Yeterince kıvama gelince altını kapatıp henüz sıcakken kavonoza koyup ağzını kapatıyoruz. 


Elif'in notu : Kaynamaya başlayınca İçine bir tatlı kaşığı margarin yada tereyağı koyuyoruz, bu kaynarken üzerine kef çıkmasını önlüyor elinizde kaşık durmadan köpük almaktan kurtuluyorsunuz berrak bir reçeliniz oluyor.

29 Mart 2016 Salı

PORTAKAL KABUĞUNU ŞEKERLE SAKLAYALIM...

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......



Portakalın aroması o kadar güzeldir ki keklerde , muhallebiler de hamur işlerin de kullanılır, özellikle yazın pek bulunmuyor portakal , ben de reçel yaptığım portakalların rendelediğim kabuklarını şekerle karıştırıp muhafaza ediyorum gerektiğinde de çıkarıp kullanıyorum. 

MALZEMELER 

  • Portakal 
  • Şeker 



YAPILIŞI 

Portakal kabuğunun rendeleyin, içine şeker ekleyin karıştırın . Bir portakala ortalama iki kaşık şeker katabilirsiniz isteğe bağlı fazlada ekleyebilirsiniz. Benim yaptığım gibi şekerle karıştırdıktan sonra derin dondurucuda muhafaza edebilirsiniz yada bir kavanoza yerleştirip buzdolabının rafında saklayabilirsiniz . Bu şekilde uzun süre dayanıyor.

MİNYON LİF YAPTIM .....

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......




Yusuf la nette gezerken gördük minyonlu lifi tabi bizimki çok beğendi anne bana da yaparmısın deyince dayanamadım yaprarım dedim bir kaçgün içinde ipleri tedarik edip başladım..Hiç aklıma gelmezdi birgün lif öreceğim çünkü o kadar çok varki sağ olsun eş dost yaşlı teyzeler hepsi lif örüyorlar... Ama bu lif o teyzelerin ördüğü gibi çiçekli böcekli değil değişikti çocukların ilgisini çekecek cinsten çizgifilm kahramanı minyonluydu hemencecik ilkini örüverdim aman Allah'ım ne zevkli ikincisini de ördüm hatta şu an yazımın taslağını yazarken üçüncünün yarısındayım.. ..böyle zevkli örülünce halasının mavişine de öreyim dedim Daha life başlamadan şevval bende isterim diye söylenmeye başladı ona da öreceğim mecburen :) Yusuf ördüğüm lifleri anne bunlar kimin diye sorunca şevval ve umut'a dedim benim sevgi böceğim hemen Yağız Alpe'de örelim anne dedi arkadaşı Metehan'ı da unutmadı anlıyacağınız toplam da beş adet öreceğim .. Örerken resimlerini de çektim belki sizlerde örmek istersiniz.

        
    
Bunlarda şaşı minyonlarımız...
                                                              
                                                   
                                                                 

24 Mart 2016 Perşembe

PORTAKAL KABUĞUNDAN HER DERDE DEVA SİRKE YAPIMI...



بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

Bismillahirrahmanirrahim......

RESİMDEKİ 4 LİTRELİK ŞİŞEDEKİ SİRKE 2017 YILINDA  BAHÇEMİZDEKİ  PORTAKALLARDAN YAPTIĞIMIZ SİRKE 





Oğlum doğduktan sonra organik işine merak sardım özellikle bronşit olması sebebiyle toz ve deterjanlara karşı hassas olmam gerektiğini öğrendim. Bebekken çamaşırlarını bebeklere özel deterjanlarla yada sabunla yıkardım ama daha sonra araştırmalarımdan bebeklere özel de olsa deterjan içeriyordu. Bu işin içine girdikçe her gün birşey öğreniyorsunuz ve denemelerde bulunuyorsunuz . Sirkeyle tanıştım .... Sirkeyle tanıştım diyorum çünkü sirkeyi sadece salata ve yemeklerde kullanıldığını biliyordum.. Temizlikten gıdadan sağlığa kadar herşeyde kullanılıyor. Peygamber Efendimiz (sas) birkaç hadîs-i şeriflerinde sirke hakkında oldukça iltifatkâr ifadelerde bulunarak, sirkeye dikkatleri çekmiş ve; "Sirke ne güzel katıktır. Allahım! Sirkeyi bereketlendir. Çünkü sirke benden önceki peygamberlerin katığı idi. İçinde sirke bulunan ev fakirleşmez." buyurmuşlardır. İslâm tıbbına dev eserler veren başta İbn-i Sînâ olmak üzere, birçok ilim adamı sirkenin özelliklerinden bahsederler.














İlk olarak Asmamızdan hasat ettiğimiz kokulu laz üzümlerinden sirke yaptım .... Şimdide Bahçemizde olan portakal ağacımızın meyvelerinden çok methini duyduğum portakal sirkesini denedim..













O kadar tesirliymişki mesela ayaktaki mantarlardan elinizde çıkmayan inatçı lekelere yerleri silmek küf lekelerini çıkarmak ayrıca sirke bakterileri ve kötü kokuları önler saçlarınızı yıkarken durulama suyuna koyarsanız saçınız için şaç kremi kullanmak zorunda kalmazsınız ve kepeklerinizden kurtulursunuz. Çamaşır yıkarken yumuşatıcı gözüne koyarsanız çamaşırlarınız yumuşacık olur herkes saç ve çamaşır için kullanmaktan çekiniyor inanın hiç bir şekilde sirke kokmuyor içiniz rahat olsun .Bulaşık makinesinin parlatıcı gözüne koyarsanız bulaşıklarınız hem parlar hemde kimyasal parlatıcıların kalıntılarını yemeklerler vücudunuza girmez.... Anlıyacağınız mevlanın bir mucizesi sirke ......


MALZEMELER

  • Portakal, Mandalina, Limon kabuğu 
  • Nohut (4-5 adet) 
  • Su 
  • Tuz 







YAPILIŞI
Öncelikle kabukları iyice yıkadıktan sonra bir kabın içine biriktiriyorsunuz ben portakal sirkesi yazdım ama portakal, limon diğer turunçgillerden hepsinin kabuğu olur. Kabukların üzerine aşana kadar su ekleyip nohutları atıyoruz ağzını tülbentle kapatıyoruz. Karanlıkta 10-15 gün kadar bekletip süzüyoruz. Cam bir kabın içine suyu alıp içine tuz ekliyoruz kavanozun kapağını kapatıp en az 40 gün daha bekliyoruz.. sirkemiz hazır kullanabilirsiniz . Portakal sirkesi güzel kokusu olduğu için temizlik ve toz alma işlerinde kullanıyorum. 

YOĞURDUN SUYUNU SÜZELİM.....


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

Bismillahirrahmanirrahim......

Yoğurdu çok tükettiğim den sık sık yoğurtla ilğili paylaşımlarda bulunuyorum. Eğer yoğurdunuz sulu tuttuysa yada süzme yoğurt kıvamına yakın olmasını istiyorsanız benim sık yaptığım bir yöntemi sizinle paylaşmak istiyorum. yoğurdu mayaladığınız  kabın üzerine kağıt havlu seriyoruz bir tarafını kabın dışına  sarkıtıyoruz  böylece yoğurdun suyu dışına koyduğunuz kaba birikiyor ve fazla sudan kurtuluyoruz. Nohut mayasıyla yaptığım yoğurdun sündüğünden  bahsetmistim bu yöntemle fazla suyunu süzünce sünmede olmuyor. Bu suyu  yaptığınız çorbalar da , hamur işlerinde de kullanabilirsiniz. Ben genelde yarım kiloluk yada bir kiloluk kavanozlara mayalıyorum yoğurtları   ağzı kapalı şekilde dolapta muhafaza ediyorum . 


Yoğurdun üstüne havlu kağıdı serip  kavanozu  kaseye yerleştiriyoruz. .

Bu şekilde dolapta bir kaç saat bekletiyoruz. 

Yoğurt istediğiniz kıvama gelene kadar bekletebilirsiniz.
Suyu süzülen yoğurt takriben iki parmak azalıyor.  

17 Mart 2016 Perşembe

TEREYAĞI İLE YOĞURT MAYALAMAK ...


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم Bismillahirrahmanirrahim......

Daha önceki günlerde  televizyonda gördüğüm Dr. Ümit Aktaş'ın  tarif ettiği nohut mayasını denemiş ve sizinle paylaşmıştım. Hoca  taze süt kullanmak kadar mayanın da önemli olduğunu kendi mayamızı kendimiz yapabileceğimizi  söylemiş ti bende uyguladığım tarifte başarılı sonuç aldım hatta eşe dosta dağıttım, gerçekten çok leziz bir tadı var hazır yoğurda benziyor ama anlayamadığım bir sebepten bazen yoğurt sünüyor denemelerle bunu da çözerim inşallah. Geçenler de  komşular la sohbet sırasında  söz yoğurt da geldi  ve  Semra abla tereyağıyla da yoğurt mayalandığını organik tereyağ olduğunda  çok güzel olduğunu hatta bir akrabasının yaptığını söyledi .Bunu da mutlaka denemeliydim ama organik tereyağı  nerede sütü bile zor bulurken,  aklıma buzlukta biriktirdiğim sütün kaymağı geldi ondan tereyağ yaparım  bundan da maya yaparım süper olur dedim, hala biriktiriyorum tereyağ yapacak kadar olmadı tabi tereyağ yoksa maya da yok. Şeker hastasıyım  mecburen ara öğün yapıyorum bazen meyve bazen süt, yoğurt  o gün canım ne isterse, İşe gelirken  ufak bir kavonoza   sütcümden aldığım sütü koydum  ılık dursun diye yanımda bulunan kaloriferin üzerine bıraktım   öğleden sonraki ara öğünüm de  sütü içmek için açtığımda bir baktım koyulaşmış  kesildi diye düşündüm  ama yoğurt kokuyor ve yediğimde baktım ki oldukça lezzetli anladım ki sabah sütü  koyarken sütün üzerinde oldukça yoğun yağ tabakası vardı ve bu da tereyağ gibi sütü mayaladı ...  İlk kendi kendine mayalanan yoğurdu afiyetle yedim sonradan aklıma keşke hepsini yemeseydim bundan da tekrar maya yapsaydım diye düşündüm ....Bu olay başıma ikinci kez gelince  yoğurdun hepsini yemedim tabi  bir miktar bıraktım ve onuda ufak  kavonoz da mayaladım   sabah kalkınca ilk işim onu açmak oldu ve mutlu son harika bir yoğurt daha .... Bilmiyorum  beceremiyorum demeyin inanın bir kez yaptıktan sonra her zaman yapacaksınız. Sizde ister nohutla,  ister tereyağınla yada ev mayasıyla nasıl yaparsanız yapın yeter ki içinde ne olduğu belirsiz o sentetik yoğurtları yemeyin.....  

                                                   MALZEMELER
  • 1 Lt. süt
  • 2 tatlı kaşığı organik tereyağı

YAPILIŞI 
Sütü kaynatıp biraz soğumasını bekliyoruz  çokta soğumayacak  serçe parmağınız içinde  yediye kadar sayıyoruz ve yanmaya başladıysa  süt hazır demek . Tereyağını bir kasenin içinde sıcak sütle eziyoruz  kavonoza aldığımız sütün içine döküp bir kaşıkla karıştırıp  agzı  açı bir  şekilde sarıp mayalanmaya bırakıyoruz takriben  beş altı saat sonra açıp buzdolabına kaldırıyoruz....Afiyet olsun...
Elif'in notu : Bazı arkadaşlar tereyağından yoğurtmu mayalanır dedi, arkadaşlar çıtayı yükseltiyorum çam kozalağından, karınca yumurtasından (karıncalara kıyamam bu yüzden asla deneyemem) ve TRT'nin belgeselini yaptığı  çiy  tanelerinden  yoğurt mayalanıyor .
Belgeseli burdan izleyebilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=8MX-0IPK50Q.

16 Mart 2016 Çarşamba

ETİ PUFTAN KARDAN ADAM YAPTIK ..... OĞLUMUN ŞAHESERLERİ .....

بِسْـــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 

Bismillahirrahmanirrahim.....


Oğluşum la birlikte işten geldiğimde  aktiviteler yapmak adeta beni dinlendiriyor. Onla birlikte  özellikle kek, pasta yapmak  ve süslemekten  birlikte zaman geçirmekten  çok mutlu oluyoruz...
Yusuf''umun da eli çok becerikli inanın bazen bir şey yaparken ''anne şöyle yapsak''diye bana fikir bile veriyor .  Sırada hala plan aşamasında olan  Yusuf'un yeni trenine platform yapacağız. Malum biz çalışan anneler çocuklarını kreşe verdikleri için çoçuklar küçük yaşta oralar da el becerisi de kazanıyor ben çok şanslıyım daha önce iki sene özel bir süt okuluna gitti  oradaki öğretmen ve ablalarında  çok memnun kaldık  Yusuf'un  okulu sevmesine  onların çok faydası oldu taşınma sebebiyle  Yusuf''u  devlet okuluna verdik ben önce pek göndermek istemedim ama ön yargılı olmamak lazımmış inanın en az özel okul kadar memnun kaldık Allah'a şükürler olsun öğretmenleri çok ilgili  geçen sene Seven Öğretmeniz vardı  bu sene de Sibel öğretmenimiz var  harika insanlar gözüm arkada kalmıyor  biliyorum ki  ben olmasam da çocuğumla benim kadar ilgilenecek  birisi var. Hasta olsa bile ''anne ben okula gitmek istiyorum .'' diye ısrar ediyor oğlum.  Böyle öğretmenler çocuğun okula ısınmasını ilerleyen günlerde  de çocuğun okulda başarısını etkilediği kanısındayım. Okulda her cuma günü paylaşım günümüz oluyor her hafta  değişik bir öğrenci   ister küçük bir hediye yada pasta börek gibi şeyleri arkadaşına  ikram ediyor, bizde ayıcıklı kurabiye ve kalem hediye etmiştik, Yusuf'un bir arkadaşı paylaşım gününde  Eti Puftan Kardan Adam yapmış  ne zamandır ''anne bizde yapalım'' deyip duruyordu. geçenlerde markete gittiğimizde malzemeleri aldık ve hemencecik yaptık . Sizde kuzularınızla yapın derim....
MALZEMELER

  • 2 Adet Eti Puf
  • Bonibon
  • Damla Çikolata
  • Tahta Çubuk
YAPILIŞI
İki adet  eti pufu tahta çubukla birleştirip  resimde görüldüğü gibi damla çikolata ile  göz ve düğmeleri  ve  bonibonla  ağzını yapıyoruz.  En son olarak poşetliyip kurdela ile bağlıyoruz. 







Yusuf arkadaşlarıyla ilk resim sergisini yaptı...

14 Mart 2016 Pazartesi

KINAMA ve İFTİRA....GIYBET .....


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
Bismillahirrahmanirrahim......



Sizlerle  zaman zaman  hepimizin yaptığı kötü alışkanlıklarımızdan  bahsetmek istiyorum...

KINAMA ve İFTİRA....GIYBET .....

Alışkanlık dedim çünkü bizler için günlük yaşamda olağan olarak görülen haytımızın parçası haline gelmiş durumda.Kendimizde olan kusur ve hataları görmeyiz yada görmezlikten geliriz aynı haset bizde olsada karşıdakini kınarız aşağılarız  yereriz günahı olmasa da iftiralar atarız ve kendimize karalama ruhsatları çıkarırız. Bilmeyiz ki bu yaptıklarımız sonuncu karaladığımız taraf değil biz zararlı çıkarız.
Yaptığımız  kötü eylemler bize günah olarak geri dönmekle kalmaz bu günahlar kalbimizi kararttıkça karartır biz artık farkında olmadan  normal insan  ve mümin olmaktan  çıkar kötü  bir insan olmuşuzdur.
Efendimiz bir hadisinde ;
(Bir kimse, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Eğer tövbe ederse, o leke silinir. Tövbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür ve kalbin tamamını kaplar, kalp, kapkara olur.)
buyurmuştur.
Görünüşte müslüman, mümün, mümine insanlarız  isimlerimizin başında hacı, hoca lakapları vardır ama kalplerimiz  Allah tarafından mühürlenmiştir.  Allah bu duruma gelmekten hepimizi korusun... yaptığımız  kınamalar,  iftiralar, gıybetler keşke bir imkan olsaydı da kendi elimizle ve dilimizle yaptıklarımız sonuncu yine kendi başımıza neler gelecek  görebilseydik. Bir yakınım bana ''Kızım ahir zaman alametleri Cenab-ı Allah eskiden 40 yılda çıkarırdı bir ahı şimdi kırk günü bulmuyor.'' demişti evet bulmuyor ... bir işi yaptığımızda şimdi daha çok düşünmek lazım....
Bu kötü hasetleri gücümüz yettiğimiz insanlarda daha çok uygularız  insanları sindirip onlara türlü eziyetler yaparız bilmeyiz ki mazlumun ve ezilenin velisi cenab-ı Allahtır. Siz ne kadar kuvvetli olsanız da yaratıcının adaleti sizi bir gün bulur belki sizden daha kuvvetli bir insan çıkartır mevlam karşınıza  yada nemrut misali gibi küçücük bir sinek alt eder sizi.
Bazende içimizdeki haseti kini insanların yüzüne kusacak cesaret olmaz bizlerde yüzüne riya ile güleriz hoş sohbet ederiz ama arkasından hemen gıybet ve kınamalara başlarız ve kendi felaketimiz kendimiz hazırlarız  kötü akibetimize doğru yaptığımız her olumsuz  fiilde daha da yaklaşırız ve bir bakmışsınız kınadığımız insanlardan  da kötü bir durumdasınız  bataklık misali battıkça batarız .. Kainat efendimizin bir hadisinde ...




buyurmuştur.
Bir eksiklik bir hata varsa insanlarda değil kendimiz de aramamız  ve insanları değil ilk önce kendimizi değiştirmemiz daha uygundur çünkü bu yol en kolaydır ilk değişime kendimizle başlamalı  ilk etapta bu zamana kadar yaptığımız  kötü eylemlerden tövbe etmeli ve bunları bir daha yapma ma ya karşı kendimizi zorlamalıyız oto kontrol sistemi kurmalı birisi hakkında kötü bir şey konuşurken onun yerine kendimizi koymalıyız inanın bu şekilde konuşmalardan hemen vaz geçeceksiniz ve bilin ki  biz aciz kullar ''' bu da benim başıma gelmez ben asla böyle yapmam'' diye söylemler de bulundukça bunları daha çok çektiği ve yaşadığı kaçınılmazdır. İnsan beşer şaşar deyip  çevremizdeki  insanlara  bu  çerçevede bakmak hem bizim hem etrafımız için ve daha yaşanılası bir dünya için en gerekli harekettir..   Bence ben deyip ilk önce  kendimizi arındırmak ve biz iyi oldukça iyiye güzele doğruya  yöneldikçe daha iyi bir hayatı ve daha mutlu  insanları çevremiz çekecektir.Güzellik aslında bizim gözlerimizde bakış açımızda dır . Karşımız da ki ne kadar kötü de olsa mevlanın her yarattığında bir güzellik vardır yeterki biz o güzelliği görelim... Çok değerli bir alim ‘’Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır’’diyor. Hepimiz inşallah güzel bakmayı öğreniriz dünya ve ahret hayatımızı güzele döndürürüz.

4 Mart 2016 Cuma

SÜTLÜ DOMATES ÇORBASI

Kim sevmez domates çorbasını dumanı üstünde birde kaşar eklediniz mi tadından yenmez.. Bende çok severim hem yapımı kolay hem besleyici .... Yazdan dondurucuya koyduğum domates rendelerinden yapıyorum böylece kışında sağlıklı ve tadı oldukça güzel çorba yemiş oluyoruz ... Yusuf da sevdiği için sık sık yapıyorum. Bu çorbayı yediğinizde hazır domates çorbalarının yüzüne bile bakmazsınız.. Afiyet olsun



Malzemeler

  • 4 Çorba kaşığı tepeleme un
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 4 adet orta boy domates
  • 1 su bardağı süt
  • Tereyağı ,
  • tuz, karabiber
  • Kaşar peyniri rendesi
Yapılışı

Unu ve yağı unun kokusu gidene kadar kavurup içine salçayı ekleyip onuda yeterince kavuruyoruz rendelediğimiz domatesleri de ekleyip kavurma işlemine devam ediyoruz benin gibi yazdan hazırladığınız domatesleri de kullanabilrisiniz, su da ekleyip karıştırarak 15 dakika kadar pişiriyoruz son olarak sütünü ekleyip 5 dakika daha kaynatıp tuzunu biberini ekleyip üzerine kaşar peyniri rendesiyle servis yapıyoruz ... İsterseniz kızarmış ekmekle de servis yapabilirsiniz.

1 Mart 2016 Salı

DOĞAL SÜT BULMA VE SAKLAMA......

Uzun zamandır kendi yoğurdumu kendim yapıyor ve oğluşuma doğal süt içirmeye çalışıyorum ama İstanbul şartlarında doğal süt bulmak çok zor bende bulamadığımda marketlerde satılan günlük sütlerden almak zorunda kalıyordum. Nette gezinirken İstanbul'a çok yakın ömerlide bir çiftliğin haftanın belli günlerinde istanbul'a hiç bir ücret almadan çiğ süt dağıtımı yaptığını öğrendim denemek için aldım o günden beri oradan süt temin ediyorum ayrıca aynı çiftliğin kandıra da tavuk çiftliği de mevcut gezen tavuklardan yani anlıyacağınız şimdilik süt ve yumurta işini burdan çözdüm gibi ayrıca tereyağı da nefis gelişmeleri sizlerle paylaşırım.


Sütü buldum ama beş kilo aldığım sütü bir kısmını yoğurt yapıyordum kalanını bir kaç gün içinde tüketmek gerekli bu sütü uzun süre saklayamıyodum artık evde kutu sütü de bulundurmak istemiyordum ne yapabilirim diye düşünürken çalışan anneler bilirler çocuğu emzirirken işe gittiğinizde buzdolabında sütünüzü saklayabilirsiniz normal sütüde neden buzluğa koymayalım dedim biraz araştırdım insanlarında fazla sütlerini derin dondurucuda sakladığını öğrendim . Aldığım sütü kaynatıp soğutuyorum Tupperware Antartikalara koyup donduruyorum buzdolabı poşetinne alıyorum.

Süte ihtiyacım olduğunda istediğim kadar çıkartıyorum 15 dakkika kadar kullanıma hazır. Artık süt yok derdine son..