23 Aralık 2016 Cuma

MALATYA'NIN ENFES BULGURLU YUMURTALI KÖFTESİ ...



بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......


Bu köfteyi yıllar önce  Malatyalı ve oldukça eli lezzetli  Süreyya Ablada yemiştim kendisi aniden bir kalp kriziyle aramızdan ayrıldı sofrası her an kurulu çok ikramlı bir insandı, mevlam ahrette önüne çıkarır inşallah.. Aklıma bu köfte gelince internetten araştırdım  onun yaptığına benzeyen tariflerden kendimce uyarlamalar yaptım ama ne yazıkki ne tadı ne görüntüsü onunki gibi olmadı ama bizler çok beğendik özellikle çayla çok güzel oldu. Süreyya Ablanın tarifini öğrenirsem onuda mutlaka deniyeceğim. Afiyetle şifayla....

MALZEMELER
  • 500 gr kıyma
  • 600 gr ince bulgur
  • 1 soğan
  • 1 yumurta
  • Tuz, karabiber, İsot, Kırmızıbiber,
  • Yeterince su,

ÜZERİ İÇİN
  • 4-5 adet yumurta

YAPILIŞI




















Kıyma, bulgur, soğan ve baharatları harmanlayıp üzerine soğuk suyu elimizle serpip yavaş yavaş yoğurmaya başlıyoruz özleşen harcın içine yumurtayı kırıyoruz iyice macun kıvamına gelen hamurdan küçük köfteler yapıyoruz.

Diğer tarafta 4 adet yumurtayı bir kaseye kırıp çok az çırpıp  köfteleri bulayıp kızartıyoruz. Havlu kağıt serilmiş bir tabağa çıkartıyoruz ilk sıcağı çıktığında servise hazır yanında çayla sevdiklerinizle beraber afiyet şifa olsun...

16 Aralık 2016 Cuma

BİTSİN BU SAVAŞ..... KAHROLSUN TERÖR....




Hayırlı cumalar.. ....




İnanın günlerdir içimden hiç bir şey yazmak gelmiyor... 
Zaten komşu ülkelerdeki savaş vahşet kıyım devam ederken  onlara üzülürken bir de cumartesi akşamı Beşiktaş'ta olan terör bizleri yıktı ... Hafta sonu yolda aldık haberi acı acı siren sesleriyle sağımdan solumdan geçen ambulanslara nasıl yol vereceğimi şaşırdım belli ki bir olay olmuş diye konuşurken aramızda, telefon geldi dikkatli olun diye derken radyoyu açtım Beşiktaş'ta bombalı saldırı yirmi yaralı diyor ama ambulanslara bakılırsa durum daha vahim biz birinci köprü  olan istikametimizi değiştirip diğer köprüye yöneliyoruz evimize sağ salim varıyoruz, ama diğerleri polislerimiz, kardeşlerimiz,  canlarımız yönlerini çeviremeden daha gencecik yaşta şehitlik mertebesine erişiyorlar.. Yine terör, yine vahşet, 37 polis 44 şehidimiz 150 yakın yaralı ...
Hemde bizim çok önem verdiğimiz bir günün gecesinde efendimizin doğum gününde şaahadet şerbetini içmek nasip oluyor şehitlerimize . Bu gözü dönmüş kana doymayan kişiler  44 canımızı aldı çoğu yirmili yaşlarda genç polisler  bu soğuk kış günü görevleri bitmiş evlerine döneceklerken  ..... 


Diğer tarafta Suriye kanıyor, Halep yanıyor.. Batı kendi yapamadığını  günlerdir Halep'te  Müslümanları birbirine kırdırarak yaptırıyor Şiisi, Sünnisi birbirini öldürüyor. Ben Kürt arkadaşımı da seviyorum, Suriyeli kardeşimi de, İranlı Şii kardeşimi de  hepimiz aynı topraklarda yaşıyoruz bizim aramızda sorun yok bunu idrak edelim artık her gün bir şehit her gün bir kıyım ne zaman bitirecekler bu vahşeti   ne olur artık bitirin bu savaşı.


Suriyeli çocuklar bombaların altında  ölüyorlar ölemeyenlerde ölmek için dua ediyorlar. Aşağıda ki mektup Suriyeli bir çocuğun vasiyeti ölmek istiyor çünkü günlerdir aç bu masum melek ölüp te mevlanın sofrasında cennette doymak istiyor. 



Suriyeli kız, tabut içinde resmiyle vasiyetini yazmış : "Bu benim vasiyetimdir. Canım annecim! Senden benim güzel gülüşlerimi hatırlamanı ve yatağımı olduğu gibi bırakmanı istiyorum. Ve sen ablacığım! Arkadaşlarıma de ki: 'O açlıktan öldü...' Ve sen ağabeyciğim! Üzülme; ama ikimiz birlikte, 'Biz açız!..' dediğimizi hatırla. Ey Ölüm meleği! Acele et ve ruhumu al ki artık Cennet'te yemek yiyeyim. Ben çok açım. Ve ey ailem! Benim için korkmayın. Ben sizin yerinize de Cennet'te yiyebildiğim kadar çok yiyeceğim."



İzlediğim diğer bir görüntüde evinin bodurumun da beş yaşındaki bir kıza anestezi olmadan müdahale ediliyor bu çocuk Tebbet suresini okuyarak acısını duymamaya çalışıyor.. 

Müslüman aleminde bir tepkisizlik neredesiniz ey Araplar ... Nerdesiniz ey Müslümanlar.. Bizler sıcacık evlerimizde televizyonlarda izliyoruz bu görüntüleri . Bunlar kurgu değil filim değil ölenler gerçek , bombalar gerçek .''zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır '' unutmayalım bu olanlardan sessiz 
kalarak biz de ortağız, 15 temmuz da hainler emellerine ulaşşaydı Allah bilir biz ne durumlarda olacaktık, onların yerine kendimize koymalıyız. 
Cumhurbaşkanımızın çabalarıyla ateşkes sağlandı ama onu bile hiçe sayıyorlar zalimlerden yeniden bombalar ateşler ... Giden yardım konvoyuna bile ateş, yardıma bile izin yok. 
Yahudileri yaptıklarından dolayı kınardık ya bu Esad canavarı onları da arattı. İnanın firavun bunların yanında kendine rahmet okutuyor... 
Bu zülmun gerçekleştiği yer Halep... ve Halep ölüyor elimizden bir şey gelmiyor. 
İnsanların bu vahşeti görmesi lazım .... Ama bu görüntüleri gördükten sonra biz kendimize insan diyebilirsek. 
Çünkü Halep'te insanlık ölüyor...

12 Aralık 2016 Pazartesi

KOKO .....YUMUŞAK HİNDİSTAN CEVİZLİ KURABİYE.......


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......



Geçtiğimiz sene süpriz misafirlerimiz olmuştu isviçre'den Derya ve Sermin gelmiş, gelmişken Elif ablamıza gidelim demişler yanlarında da arkadaşları Betül vardı . O kadar sevindim ki hiç beklemiyordum bu kış günü onları, Betül'cüğü de en az onlar kadar sevdik o kadar tatlı ki hani kalbinin güzelliği yüzünden beli oluyor derler ya öyle bir insan konuşurken gözlerinin içi gülüyor Yusuf'um da çok sevindi ablalarını görünce.  Beraberce çay, kahve içtik sohbetler ettik gelirken her zamanki gibi boş gelmemişler Yusuf'a çikolata ve boya kalemleri getirmişler Yusuf'un ne kadar sevindiğini görmenizi isterdim . Onlarca boya kalemi var belki ama kalemlerin üzerindeki ejdara eğiticisi fiğürleri ve rengarenk kalemleri görünce çok sevindi resimler yaptı ve ablalarına hediye etti. Kızlar gelirken kurabiye de almışlar ama ben çayın yanına birşeyler hazırladığım için unutmuşum, kurabiyeleri ikram etmeyi. Special tatlı kurabiyeler ben pek hazır tatlı kurabiye sevmem ama içlerinde değişik birkaç rengi olan kurabiyeler dikkatimi çekti bir tane yiyeyim dedim dışı kurabiye gibi duruyordu ama ısırınca içinin yumuşak olduğunu fark ettim tadı da nefisti ve içinde Hindistan cevizi vardı hemen bilgisayarın başına geçtim ne olabilirdi bu ? Her şeyi bilen google bunu da bildi tabi değişik tarifler buldum aklıma yatan bir tarifi taslaklara kaydettim yapar yapmaz da sizinle paylaşmak istedim sade olarak denedim ilerleyen günlerde değişik eklentilerle denemeler yapacağım. Benim kurabiyeler de yediğim kurabiyeler kadar hatta daha güzel oldu  bundan sonra sık sık bu kurabiyelerden yapmayı düşünüyorum az malzemeli çok lezzetli bir tarif. Deneyin derim....

Hediyelerimiz 


MALZEMELER



  • 150 gr. Hindistan cevizi
  • 1 su bardağından  bir parmak eksik  pudra şekeri
  • 2 yumurta akı
YAPILIŞI


Yumurtaları pudra şekeri ile çırpıyoruz.

Hindistan cevizini yavaş yavaş ekliyoruz elde yuvarlanacak kıvama gelince ceviz büyüklüğünde yuvarlaklar yapıp yağlı kağıtlı tepsiye aralıklı diziyoruz.

Önceden ısıtılmış fırında 160°C de, üstleri kızarana dek pişirin.

28 Kasım 2016 Pazartesi

İLK OKULDA 1. SINIF VE ZORLUKLARI.... EL YAZISI


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......
Yusuf'um birinci sınıfa başladı ve bu zamana kadar kreş ve  ana okuluna giderken yaşamadığımız zor bir süreç başlamış oldu. Oysa okulun ilk gittiğinde ne de hevesliydi öğretmenini çok sevdiğini hatta ''aynı senin gibi öğretmenin anne gibi çok sevdim '' demişti. Gerçekten de öyleydi bu zamana kadar kreşte ve ana okullarındaki öğretmen şansı ilk okulda da tutmuş  çok mükemmel bir öğretmenle karşılaşmıştık  Öğretmenimiz çok iyiydi ama şu el yazısı illeti yok mu bizi mahvetti çocuk öğrenemiyordu anlamıyordu  işin açıkcası ben bile yazamıyordum bu yazıyı çocuklar nasıl yazsın kampanyalar, şikayetler hatta uzmanların önerileri bile fayda vermemiş bu yazı bir türlü düzelmemişti herhalde Yusuf ilkokuldan mezun olana kadarda düzelmeyecek. Biz de sabah demedik akşam demedik  teyzesinin de  büyük çabalarıyla bir taraftan teyzesi bir taraftan  ben sağ olsun öğretmenimizin de yönlendirmeleriyle Yusuf'a okuma yazmayı çözdürdük ve ilk yıldızını aldı yıldız alınca  çocuğun kendine güveni geldi bir şeyleri yapabileceği başarabileceği anladı ve birden okumaya başladı her şeyi okuyordu artık , okudukça o kadar mutlu oluyordu ki  yeni harfler ve heceler öğrenmek istiyordu çok zor bir süreçti , Yusuf ve bizim için evelallah bunun da üstesinden geldik ve başardık . Bu süreçte yanımızda olan herkese ve  güler yüzüyle hiç bıkıp  usanmadan başarana kadar bize ve Yusuf'a destek olan öğretmenimize teşekkür ederiz.

23 Kasım 2016 Çarşamba

GAZİANTEP'İN MEŞHUR LEZİZ YOĞURTLU PATATESİ



,بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......



Daha önce yayınladığım bir tarif nasıl yaptığımı anlamadım ama bloğtan yanlışlıkla silmişim şimdi sizlerle tekrar paylaşıyorum.Vakit buldukça değişik yörelerin tarifini deniyorum. Gaziantep, zengin mutfak kültürüyle 9. kent olarak UNESCO gastronomi listesine eklendi, dünyadan sadece sekiz kent kabul edildi bu listeye, anlıyacağınız dünyada da tescillendi yemeklerimizin lezzeti. Bu tarifimiz de Gaziantep yöresine ait yoğurtlu patatesi denedim çok lezzetli ve kolay bir tarif bizler çok beğenerek yedik siz de deneyin derim ....Afiyet şifa olsun.

MALZEMELER

  • 250 gram yağlı kuşbaşı eti (haşlanmış)
  • 1 su bardağı nohut(haşlanmış
  • 3 su bardağı yoğurt
  • 3 patates
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1. 5 litre su

ÜZERİ İÇİN
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı haspir yada nane


YAPILIŞI 



                                                          Genelde derin dondurucum da haşlanmış nohut ve et bulunduğu için onları kullandım .(Eğer sizin hazırda yoksa, akşamdan nohudu ıslatın düdüklü tencereye sıvı yağ koyup küçük kuşbaşı doğramış olduğumuz etleri kavurun üzerine ıslattığınız nohutları ve su koyup yumuşayıncaya kadar pişirin.)


Bir tencereye etleri ve nohutları koyup üzerine aşana kadar su koyup bir taşım kaynatıp içine küçük küp şekline doğradığınız patatesleri de ekleyip patatesler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.


Diğer tarafta bir kaseye yoğurt, yumurta ve unu karıştırıp kaynayan yemeğin suyundan da alıp terbiyesini yapıp yavaş yavaş karıştırarak yemeğin içine döküyoruz . Karıştırarak bir süre kaynatıp içine tuzunu ilave ediyoruz.



Üzeri için tereyağını eritip nane ekleyip servis yapıyoruz. Aslında Çorbanın orjinalin de nane değil haspir ( Haspir Gaziantep yöresine ait bir bitkidir. Baharatçılarda da bulabilirsiniz.) otu kullanılıyor ama ben naneyle yaptım. Afiyet olsun...








22 Kasım 2016 Salı

YİYECEKLERİ PİPETLE VAKUMLAMA


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......



Almak istediklerim arasında ilk sıralarda standlı mikser ve ev tipi gıda vakumlama makinesi yer alıyor, ama istediğim standlı mikser çok pahalı olduğu için alana kadar normal mikser, vakumlama makinesi de sürekli kendine özel poşet almamız gerektiği için onun yerine de pipet kullanıyorum. 

Gıdaların havayla teması erken bozulmalarına sebebiyet vermekte ne kadar havayla temasını engelleyebilirsek o kadar uzun dayanmalarını sağlarız o mantıkla mesela ıspanak veya maydanozu ve bunun gibi yeşilliklerin yapraklarının sararıp kullanılmayacak vaziyete gelmemeleri için pipetle vakumlama yöntemiyle saklayabiliriz.


Bunun için de yeşillikleri buzdolabı poşetine koyup poşeti ağzını elinizle büzün, İçine bir pipet yerleştirin ve hava almayacak şekilde elinizle sıkıştırın. Pipeti ağzınıza alıp poşette kalan havayı çekin.Yeşillikler sıkışıp, içindeki hava tükenince pipeti çıkarın ve poşetin ağzını elinizle çevirerek içine hava girmemesini sağlayıp sıkıca bağlayın. Yeşillikleri buzdolabında saklayın. Bu şekilde en az 1 hafta yeşillikleriniz bozulmadan kalacaktır.



Buzluğa koyduğumuz gıdaları da bu şekilde pipet le vakumlayabiliriz, Buzdolabı poşetine derin dondurucuda saklamak istediğimiz şeyi koyup içindeki havayı pipetle vakumlayıp ağzını sıkıca bağlıyoruz. Bu vakumlamayla buzluğa koyduğumuz daha düzgün durmasını ve boşuna hava depolamamızı sağlıyor.

21 Kasım 2016 Pazartesi

EVDE ORGANİK NOHUT SUYU İLE YOĞURT MAYALAMA. MUCİZE BULUŞ.


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......

Buluş diyorum ama yüzyıllardır atalarımız nohuttan mayalamada faydalanmışlar yani benim buluşum değil, sadece denemelerim sonucu elde ettiğim mükemmel sonuç. 

Tüketici toplumu olmamız ve şehirlerde yaşamamız doğal ürünlere ve süte ulaşmamızı zorlaştırdı, yada benim gibi süt bulup yoğurt mayalan annesinin yoğurduna ekşi diye yemeyip bal gibi, ekşimeyen tadı güzel hazır yoğurtları tercih etti, ama zamanla geçte olsa bilinçlendik, hazır yoğurtların sadece damaklara hitap ettiğini yediğimizde bünyemize bir faydası olmadığını öğrendiğimden beri hazır yoğurt yememek için hem yoğurdumu kendim mayalamaya çalışıyor hemde evde o hazır yoğurtların lezzetini tutturmaya çalışıyorum. Daha önce yoğurt mayalama adına çok denemelerde bulundum ama bu defa oldu galiba hemde o kadar kolay oldu ki, internette yine gezinirken veganların ( Vegan kişiler, hayvan kullanımı yoluyla elde edilen gıdaları, giyecekleri ve diğer tüm yan ürünleri kullanmayı reddetmektedir.) sitelerini gezerken yumurta yerine alternatif olarak haşlanmış nohut suyu kullandıklarını öğrendim bir kaç sitede de yoğurt mayalanabileceğini okudum bende daha önce nohutla sütü mayalamıştım çokta güzel olmuştu ama istediğim kıvam ve tad olmamıştı şimdi de nohut suyuyla mayalayabilirim neden olmasın dedim hemen yarım bardak sütle denedim, sonucu sabırsızlıkla bekledim sütüm mayalanmıştı  hemen bu  mayayla yarım kiloluk bir şişeyi mayaladım  taş gibi şişeyi yan tuttuğum da bile dağılmayan ve tadı harika bir yoğurdum oldu. Hemen maya dağıtımına başladım ilk Elif'ciğe verdim annesi artık bu mayayla yoğurtlarını mayalayacak yakınlardaysanız size de verebilirim yada bu kolay yöntemle sizde kolayca mayalayabilirsiniz  





MALZEMELER

  • Bir bardak süt (kutu sütü olmayacak)
  • Bir çorba kaşığı nohut suyu

YAPILIŞI 

İlk olarak nohut suyunu nasıl elde ediyoruz onu anlatayım sizlere;
Nohutu bir gün önceden  ıslatıyoruz ve haşlıyoruz bu haşlanan nohutları suyunun  içinden çıkarmadan soğutuyoruz işte mayamız bu su.Ben farklı şeyler denemek daha sonra kullanmak içiniçin nuhut suyunun bir kısmını buzluğa koyup sakladım. 
Isıttığımız süte ne kaynar olacak nede soğuk elimizle bakıp yeterli sıcaklığı elde ettiğimiz de bir kaşık nohut suyu ekleyip karıştırıp ılık bir ortamda mayalanmasını sağlıyoruz.  Ben kaloriferin üzerinde ortalama dört beş saatte tuttum taş gibi bir yoğurt elde ettim. Sizde ister havluya sarıp, ister fırına koyup yada benim  kaloriferin üzerinde mayalayabilirsiniz. Afiyet şifa olsun...

Elif'in notu : Nohut suyu ile mayalamaktan çok memnun kaldım. Hatta nohut  sularını derin dondurucuda muhafaza ederek mayam bittikçe  kullanıyorum...

18 Kasım 2016 Cuma

KOKULU LAZ ÜZÜMÜNDEN KOMPOSTO


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......


Asmamızda ki üzümleri topadıktan sonra  onlardan kış için  konserve yapmıştım, birkaç salkım üzümüde daha olmadığı için asmada bırakmıştım,  hafta sonu o kalan üzümleri de topladık  birazını yedik kalan üzümleri de değerlendirmek için  evde olan çekirdeksiz üzümleri de ekleyerek komposto yaptım. 

                       KOKULU LAZ ÜZÜMÜNDEN KONSERVE TARİFİNE BURADAN BAKABİLİRSİNİZ.

MALZEMELER
  • 650 gram Laz üzümü
  • 250 gram çekirdeksiz üzüm
  • 3 lt su
  • 1 su bardağı şeker

YAPILIŞI


Üzümleri yıkayıp süzüp tenceremize alıyoruz 




















Üzerine suyu ekleyip kaynamaya bırakıyoruz.


Kaynayınca içine şekerini ekliyoruz şeker ilavesi sizin damak zevkinize kalmış az veya çok olabilir.
Üzümleri süzgeçten geçiriyoruz. 

Hoşafımız hazır. Afiyet olsun....

16 Kasım 2016 Çarşamba

PASTIRMALI MADIMAK YEMEĞİ,


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......


Şarkılara konu olan madımak yemeği yaptım. Geçenlerde sizinle paylaştığım Yenikapı sivas tanıtım günlerine gittiğimde hemen hemen her stantta kurutulmuş madımak görmek mümkündü. Sivasın meşhur otu Anadolu'nun değişik yerlerinde toplanıp bazen çiğ olarak salatalarda bazen bir börek ve gözleme olarak yada yemek olarak yapılır. Markette gezerken madımak konservesini gördüğüm de hemen bir şişe aldım bir kısmını yemek olarak yapmaya karar verdim bir kısmını da gözlemede kullanmayı tasarladım. Şimdi sizlerle ilk olarak paylaştığım pastırmalı madımak yemeğini ilk fırsatta da yapınca gözlemeyi paylaşacağım. 

MALZEMELER
  • 400 gr madımak konservesi
  • 100 gr pastırma
  • 1 adet büyük kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası 
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası 
  • Tuz, su, karabiber, yağ, 

ÜZERİ İÇİN

  • Sarımsaklı yoğurt

YAPILIŞI


Madımak konservesini çok tuzlu olduğu için bol suda yıkıyoruz ve süzüp elimizle hafif sıkıyoruz. 

Bir tencerede yağı kızdırıp içine soğanları atın ve kavurun, salçaları ekleyip kavurmaya devam edin, Kavurulan soğanlara ve salçaya pastırmaları ekleyin, pastırmaları soğanlarla birlikte bir iki kez çevirin,

                  


Üzerine yıkadığımız madımak otlarını tuzu ve karabiberi, ekleyip karıştırıp birkaç dakika sonra üzerini 2 parmak geçecek kadar sıcak su koyun kapağını kapalı şekilde pişirmeye devam edip, ortalama yirmi dakika kadar pişirip, ocağın altını kapatın ilk sıcaklığı geçtikten sonra yemeğe hazır.

Yanında sarımsaklı yoğurt ile servis yapın. Afiyet şifa olsun.

BAYKUŞ KURABİYE


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم 
                      Bismillahirrahmanirrahim......




Boncuk kızım, adaşım Elif bir yaşında, doğduğu günden beri neşemiz oldu onu bir kaç gün görmeyelim inanın özlüyoruz. Elif'imiz çok mutlu bir bebek, parkta, bahçede nereye gitse hemen kendini farkkettirir, sevdirir kendini herkese . Aramıza katılalı bir sene oluvermiş, doğum günü geldi çattı annesi bu ilk doğum günün de çok heycanlı , hevesli hevesli haftalar önceden hazırlıklara başladı . Kuzuma ne yapsam derken benim şekilli kurabiyelerimden yapmak geldi aklıma, Çilekli turta da olabilir derken Ayşe'yle internette gezinirken minik pastalardan gördük onu da yapalım dedik.. kuzumuza ne yapsak az tabi insan bir başladı mı duramıyor. Elif 'cik iyki doğdun mevlam yüzündeki gülüşü ömrün boyunca daim etsin, seni seviyoruz.