30 Kasım 2015 Pazartesi

FIRINDA KREMALI PATATES






İşten eve giderken bu gün evdeki yemeklere ek ne yapayım derken aklıma geldi. Tarifi yemeğe gittiğimiz bir restauranta yemiş, çok beğenmiş ve şeften tarifi almıştım. Daha sonraki günlerde kendimce eklemeler yaptım ve her yapışımda da daha güzel tatlar oluştu. Bu tarif kolay çok leziz ve ister tavuk ister et her şeyin yanına yapabileceğiniz  yediğiniz anda bir patates bu kadar mı lezzetli olur diyeceğiniz bir kere yaptığınızda en kısa sürede tekrarlayacağınız nefis bir tat... Ben evdekiler sevdiği için bol miktarda yapıyorum isterseniz tarifi kendinize göre azaltıp veya çoğaltabilirsiniz ..






MALZEMELER
  • 7-8 adet orta boy patates
  • 1 kutu krema (200 ml)
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 diş sarımsak
  • 50 gr kaşar peyniri
  • 1/2 muskat rendesi
  • 2 yemek kaşığı tereyağı 
  • Tuz, karabiber, 

YAPILIŞI  



Patatesleri soyun ince halkalar halinde doğrayın. 



Normal tariflerde  doğradığınız patatesleri tepsiye dizip hazırladığınız sosu patateslerin üzerine döküyorsunuz bense patatesleri geniş bir kaba alıp üzerine süt, krema, kaşar peyniri, tereyağını  ve baharatını ekleyip  harmanlayıp   daha sonra patatesleri tepsiye dizip üzerine   kabım da kalan sosu döküyorum böylece bütün patatesler soslanmış oluyor. Tepsinin üzerini alüminyum folyo ile kapatıp   180 derecede patatesler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz daha sonra folyoyu alıp üzerinin kızarmasını sağlıyoruz. Sıcak olarak servis yapıyoruz.... Afiyet olsun ....








23 Kasım 2015 Pazartesi

BEZ PASTASI...... HASTANEYE GİDERKEN ÇİÇEK YERİNE HEDİYE.....


Kuzumuzun kuzusu oldu Ayşemizin   Elif bebeği geldi dünyaya. Biraz acele etti gelmekte  o yüzden hastaneye gidemedik bizde ilk fırsatta lohusa ziyaretine eve gittik.Ayşe beni  için yiğenim gibidir   o yüzden bu bebek çok özel bizim için birde üstüne adaşım olması ayrı bir güzellik oldu. Bebek  o kadar güzel ki insanlara mevlanın en güzel hediyesi ne derseniz yaşamdan sonra evlat derim Elif bebeğin kokusuna doyamadık Allah ailesiyle mutlu ve sağlıklı bir ömür , devlete millete ve ailesine hayırlı bir evlat olmasını nasip etsin. Genelde lohusa ziyaretlerine giderken bez götürüyordum yanımda, bir arkadaşımın bebek görmeye giderken elinde  bez pastasını görünce   o kadat hoşuma gittiki bundan sonra paket bez götürmek yerine  bez pastası yapmaya karar verdim. İlk bez pastasını da  halasının mavi boncuğu umut'uma  yapmıştım  o zamanlar  bloğum  olmadığı için fotoğrafını çekmemiştim . Şimdi  hem yapım aşamalarını hemde fotoğraflarını  yayınlıyorum..   İyki doğdunuz bebişler.....




Elif'in bez pastasi





Öncelikle  aldığımız   bezleri  kıvırıp lastikliyoruz.  Daha sonra ben tencere kapağını ölçü olarak çizdim yapacağınız bez pastasının katı kadar  büyüklüğü ayarlıyoruz . Kestiğimiz yuvarlak kartonun ortasına havlu kağıt  içini yerleştirip silikon  tabancayla sabitliyoruz.     Kıvırdığımız  bezleri iki sıra halinde  havlu kağıt ortasına diziyoruz  kurdeleyle hepsini birden sabitleyip bağlıyoruz ve bezlerin lastiklerini çıkarıyoruz.   ikinci kata geçiyoruz bezleri yine silindirin etrafına sıralıyoruz  kurdeleyle bağlayıp lastikleri çıkarıyoruz. üçüncü sıraya sadece bir adet bezi bütün olarak silindirin üstüne  kıvırmadan sarıyoruz.   bir metrekare tülün üzerine bez pastasını yerleştirip  en üstünden bağlıyoruz bundan sonrası size kalmış nasıl isterseniz öyle süsleyebilirsiniz isterseniz  bebekler, boncuklar  tüller küçük levhalar  zevk sizin  tasarım size ait  ....  Eğer bebeğe küçük hediyeler  de  eklemek isreseniz hastane çıkışı çorap, şampuan onlarıda tülü  bağlamadan bezlerin  arasına yerleştirebilirsiniz ....

16 Kasım 2015 Pazartesi

PEPEÇURA '' KOKULU LAZ ÜZÜMÜNDEN LAZ PATENTLİ MUHALLEBİ''(Grape Pudding)


Geçtiğimiz günlerde sirke yapımını yayınlamıştım  sirkem olmak üzere orda belirttiğim gibi annemin evindeki  balkonun üzerine sarılmış olan üzümleri sıkmıştım posası ve kabuklarıyla ilk sirke mi yaptım suyunu da sıkıp tazeyken içip kalanını  derin dondurucuya kaldırmıştım. Tadı o kadar güzel diki bu zamana kadar neden suyunu sıkmadığımızı bilmiyorum genelde bize gelenler bir iki yerler biraz olgunlaştı mı toplayıp eşe dosta komşulara dağıtırız  yenir yenmez biter işte çekirdekli ve kalın kabuklu olduğu için bu üzümü bende pek sevmem...   Geçen gün üzümü topladığımızda  olmayan üzümleri  asmada bırakmıştık şimdide onları hasat ettik. Üzümlerle  ne yapabilirim diye nette gezinirken  Pepeçura yapmaya karar verdim . Karadenizden yöresel bir tarif  bir kaç değişik yapımı var şimdi denediğimi yayınlıyorum diğer tarifleri de  elimdeki üzüm sularıyla yaptıkça yayınlayacağım. Seneye ya olur ya olmaz çünkü ne yazık ki evimizi müteahite verdik büyük bir ihtimalle   yeni üzümler olmadan  ev yıkılacak...:((  Biz yaptık beğendik değişik bir tadı var özellikle kokusu çok güzel.  Afiyet olsun... 






MALZEMELER

  • 1 kg kokulu laz üzümü
  • 2 kaşık mısır unu
  • 1 kaşık un
  • 5 kaşık nişasta
  • 1 su barağı şeker
  • 3 bardak su

YAPILIŞI

Üzümleri  yıkayıp  içine üç subardağı  su ekleyip üzümler parçalanana kadar pişiriyoruz.Pişen üzümleri suyunu süzüp beş su bardağı kadar olacak, olmazsa su ekleyip içine  şekeri, ılıyınca  nişasta, un, ve mısır ununu yarım bardak suyla iceltip  üzüm suyuna katıyoruz.  Koyulaşıncaya kadar pişirip kaselere bölüyoruz.  Soğuk olarak servis yapıyoruz...









9 Kasım 2015 Pazartesi

ERİKLİ TURTA .....

 şeftalili turta




Erikli turta dedim ama turtamı desem kek mi desem bilemedim .. Yurt dışından bi tarif  bizim kızlar Sermin'le Derya istanbula son geldiklerinde yaptılar çok beğendim hemen tarifini aldım.  Tarif için çok teşekkür ediyorum kızlara hayatımda tanıdığım yüzüne bakınca kalbinin güzelliği görünen  kalplerinde zerre kötülük olmayan nadir insanlardan sizi seviyorum kızlar :)) . Birkaç kerede değişik meyvelerden denemeler yaptım müthiş bir tat  bir gün beklerse daha güzel oluyor ama kalırsa tabi... 

MALZEMELER

  • 4 Yumurta
  • 1 Su bardağı şeker
  • 125 gram tereyağ
  • 2 paket vanilya 
  • 1,5 su bardağı un 
  • Erik, kayısı, şeftali  istediğiniz bir meyve


YAPILIŞI 

Yumurta, şeker ve vanilyalar şeker eriyene kadar iyice çırpılacak, Tereyağını keki pişireceğiniz  kabın içinde fırında eritiyoruz hem yağ eriyor hem kabı yağlamış oluyoruz. yağ biraz ılıyınca   karıştırdığımız yumurta ve şekerin içine ekliyoruz ve elediğimiz unu da ekleyip karıştırıp tepsiye döküyoruz üzerine  istediğimiz şekilde meyveleri diziyoruz .

150 derece fırında pişiriyoruz. Püf noktası  buzluğa koyduğumuz meyveler den yaptığımızda meyvelerin içlerinde  piştikten sonra suları birikiyor bu suyu meyvelerin üzerine sürüyoruz bu da keke  parlaklık veriyor.





 Eğer meyvelerde su birikmedi yada küçük parçalar şeklinde koyduysanız bir parça reçeli kekinizin üzerine sürüp parlaklık sağlayabilirsiniz.  Ben erikli ve kayısılısını denedim.
 afiyetler olsun....



                                                                 ERİKLİ TURTA


ÇÖVEN KÖKÜNDEN DOĞAL SABUN YAPTIM... BU SABUN YENİLİYOR....

İnternette dolaşırken  Çöven köküyle karşılaştım dikkatimi çekti çok eskilerden beri kullanıldığı halde  beklediğim kadar yazı bulamadım.  Ama  bulduğum yazılarda okuduklarımdan o kadar heycanlandım ki  kökü temin  edip  öncelikli olarak deterjan yapmak istedim.......
Hemen İlk hafta sonu bayadır gidemediğim Eminönü'ne   tur düzenledim  kendime....
Çünkü benim bulunduğum Anadolu yakasında  böyle şeyler bulunmuyor hemde Yusuf''cukla bana bir kaçamak oldu.


martılara simit atma





mısır çarşısı 



 Yeni Cami




                                                             Mehmet efendi kahvecisi 
     


                                                                Eminönü balık ekmek





Gemiye biniyoruz muhakkak  martılara simit atarız mısır çarşısı,Yeni cami, Mehmet efendi kahvecisi, Kuruyemiş alırız, şark hanı şöyle bir gezeriz eğer alacaklarımız varsa kürkçü hana çıkarız. Tabiki yemekte yeriz yanımızda balık düşmanı şevval ablamız yoksa Eminönünde balık ekmek yeriz yada şevval varsa meşhur dürümcümüzden döner yer taze sıkılmış meyve suyu  içeriz bizim meşhur  ali ustadan çiğ köfte alırız ... benim kuzum çok sever oraları ama kalabalık olmamak şartıyla ....  kısa bir tur attık alacaklarımızı aldık . 




                                                                 Hasırcılar caddesi...


Hasırcılar caddesindeki aktarları  gezdik  pek bulunan bir şey değil çöven kökü ....Bulduğumuz yerlerde  fiyat sorduk kilosu 90 tl.. ve 70 tl ye  bulduk sorduğumuz üçüncü son yerde 30 tl bulduk kilosunu  300  gram aldık  ilk denememiz için. Kökü gördüğümüzde bizim şevval bu odunu mu  alacağız diye şaşırdı gerçekten de  bildiğimiz odun  gibi bir kök ... 

ÇÖVEN KÖKÜ SUYU ÇIKARMA......

Eve geldiğimizde internetten çeşitli sitelerden okuduğum gibi yapmaya başladım. Genelde bir kökü üç defa kullanıyorlar bende öyle yatım. öncelikle mutfak tartısıy'la 150 gram ölçtüm eğer tartınız yoksa göz kararı da olabilir hassas  ölçü o kadar da önemli değil.  Sıcak su dolu bir kabın içine kökleri koyup bir gece beklettim yumuşamış kökümüz gayet kolay doğranabiliyor hemde üzerindeki topraktan arınıyor , mümkün olduğunca küçük parça şeklinde  doğrayıp  2 lt. suyun içinde yarım saat  kısık ateşte kaynattım ,  kaynayan kökümüzü iki saat kadar için ağzı kapalı şekilde bekletip   tekrar yarım saat kaynatıp  tekrar  dinlendirip soğutup mümkün olduğunca parçaları geçirmeyecek  şekilde  cam kavanoza süzdüm . 



Süzdüğümüz  çöven köklerinin tanelerini yeniden iki litre suyun içine koyup yarım saat kaynatıp iki saat  kadar bekletip tekrardan  yarım saat kısık ateşte kaynatıp  bekletip soğuyunca önce kaynattığımız suyun içine süzüyoruz.

Aynı kökü üçüncü kere kaynatıyoruz.  Kökleri yeniden  2 lt den biraz az suya ekleyip yarım saat kaynatıyoruz ağzı kapalı şekilde bir gece bekletip tekrar  yarım saat kaynatıp  iki saat bekletip tekrar yarım saat kaynatıyoruz bekleyip soğuyan kökümüzü süzüp önceki sularımızın üzerine ekliyoruz . üç sefer  de  kaynama ve buharlaşma sırasında suları azaldığı için ortalama  5 lt  suyumuz oluyor .. 

Bu bizim hammaddemiz bundan sonra denemelerimizi bu suyu kullanarak uygulayacağız .. Sabun, Şampuan, Helva, Kerebiç köpüğü   bakalım sırada ne var  gelişmeleri burada sizinle paylaşacağım...

ÇÖVEN KÖKÜNDEN ..... DOĞAL SABUN ... DETERJAN ... HELVA YAPALIM.......


çöven kökü 

Çöven kökü yine mevlanın mucizesi...
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis)deniliyor  . Benim kimysal dan uzak durmak isteyen tarafımın  araştırma sonucu çöven kökünden sedefe, egzamaya kadar sivilceli ciltlere faydalı bir ürün olduğunu öğrendim...

     Kerebiç  tatlısı çöven kreması içinde
                                                        
                                                                
Ayrıca tüm ev temizlik işlerinde ve hatta şampuan ve el yıkamakta  kulanıldığını. Anadolu da yüz yıllardır kadınların Çöven kökünün kaynatılmasıyla çıkan sudan çamaşırlarını yıkadığını ve mersinde yörsel  kerebiç adı verilen kurabiyenin yanına beyez köpüğümsü kremşanti benzeri helvanın hammaddesi olarak kullanıldığı  ve değişik yörelerde ki helva ve tatlılarda  ve özellikle tahin helvasında mutlaka kullanılıyor . 


                                                                          çöven çiçeği 

Bütün bunların yanı sıra, ilâç yapımında ve altın ağartmada da kullanılıyor. 


                                                                      Tahin helvası 


Helva, peynir, likör, dondurma, ilaç, sabun, deterjan, yangın söndürücü yapımında katkı maddesi olarak kullanılıyor.




Sağlık içinde köklerinin ve dallarının kaynatılmasıyla İdrar söktürür, terletir, ateşi düşürür, vücuda rahatlık verir, kusturur ve balgam söktürür, cilt hastalıklarında da faydası olduğunu öğrendim.


çöven kökü 

Doğu Anadolu’da Van Gölü çevresindeki ilçe ve köylerde; İç Batı Anadolu’da Konya-Beyşehir, Isparta, Burdur, Uşak ve Elmalı civarında; Orta Anadolu’da Çorum, Çankırı, Ankara-Keskin, Kırşehir, Sivas, Yozgat, Niğde-Bor’da yetişiyor. Dünyada yılda ortalama bin ton toplanan çövenin 500 tondan fazlası sadece Van yöresinden çıkıyor ancak buradan toplanan çöveni dünyada sadece İsrail ve ABD işliyor. Bu iki ülke, Türkiye de dahil olmak üzere, talepte bulunan bütün ülkelere çöven kökünü işleme sonuncu çıkan ‘saponin’ maddesini satıyor. Yine Amerika ve İsrail  işin kaymağını yiğiyor . Kalkınmakta olan ülkemizde Çöven kökünü işlenebilecek bir tesisin kuruması madem Van'da bu kadar çıkarılıyorsa  orda ki kardeşlerimize iş olanağı sağlanması ne güzel olurdu bu benim nacizane tavsiyem.  Ben sadece alternatif deterjan  arıyordum karşıma o kadar şey çıktıki çöven köküyle ilgili bunları  sizinle paylaşmak istedim. Bundan sonra denemelerimi  ve tecburelermi sizlere yazacağım. Gelsin bakalım sabunlar şampuanlar tatlılar.....  



Bununla ilgili; 
 
youtube videoları izleyebilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=4myHIhpAkGc
                                                   https://www.youtube.com/watch?v=OoEC2Po7eAA







3 Kasım 2015 Salı

HAMSİLİ PİLAV......





İlk denemelerinden birini daha yapıyorum hamsili pilav . Mezgit dışımda  pek balık sevmem ama birkaç kere yediğim hamsili pilavı sevdim  ablam da baktım  hamsi alıp ayıtlamış her şey hazır  gel bunu hamsili pilav yapalım dedim ve kolları sıvadık hemencecik yapıverdik ,  Korktuğum gibi zor değilmiş bundan sonra sık sık yapmayı düşünüyorum.  


Malzemeler 

  • 1,5 kilo Hamsi
  • 2 su bardağı pirinç 
  • 2 adet soğan 
  • Yarım demet maydonaz
  • kuş üzümü
  • Dolmalık fıstık
  • Mısır unu
  • 1 Çay kaşığı tarçın
  • 1 Çay kaşığı karabiber
  • 1 Çay kaşığı kuru nane
  • 1 Çay kaşığı tuz
  • Yarım su bardağı sıvı yağ 



Öncelikle hamsileri temizleyip kılçıkları ve kafaları alınıp yıkanır.  Böylece hamsimiz hazır vaziyette olur. 





Kabımızı alıp her tarafını yağlıyoruz . Temizleyip yıkayıp süzdürdüğümüz  hamsilerin dış kısmını mısır ununa bulayıp pişireceğimiz kabın yan duvarlarından taşırarak  ortaya doğru diziyoruz .






Öte yandan İç pilavı yapmaya başlıyoruz. Tavaya yağın içine soğanı koyup pembeleşince içine pirinci fıstığı, üzümü, tuzu ve iki bardak suyu ekleyip pişmeye bırakıyoruz. Pişen pilavı ocaktan alıp tarcın, baharat, nane ve maydanoz ekleyip karıştırıyoruz.









Pişen iç pilavı tavaya dizdiğimiz hamsilerin üzerine döküyoruz yanlardan başlayarak hamsileri kapatıyoruz ocakta yada fırında  arkası önü kızarana kadar pişiriyoruz.  Afiyet olsun....









EV YAPIMI ORGANİK ÜZÜM SİRKESİ YAPTIM ......








Çok  İstememe rağmen  hiç deneme fırsatım olmamıştı sirkeyi ...  Balkonumuzdaki  siyah kokulu üzümlerden yapmaya karar verdim . Üzümleri güzelce yıkadım tanelerini ayırdım tanelerinin suyunu sıktım üzümün suyunu daha sonra tatlı yapmak için dondurucuya kaldırdım, kalan posasının üç katı kadar su koyup cam bir kapta   ağzını kapamadan 15 gün kadar ışık görmeyen bir yerde beklettim.  





Bekleyen sirkenin üzerinde beyaz bir tabaka oluşuyor . Posaları  süzdüğüm sirkenin  içine bir dilim kadar  ekmek parçalası koyup 15 gün daha beklettim daha sonra  tekrar süzdüm   cam bir kapta bekletiyorum özellikler asitli olduğu için çam kapta muhafaza etmek önemliymiş.  Sirke ne kadar beklerse o kadar güzel oluyormuş. İşte ev yapımı tamamen organik sirke......  Sirkemiz oldu inanın o  kadar lezzetli  oldu ki bardağa koyup  içebilirsiniz bile...